Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta; Burak yılmaz'ın..

Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, gündemdeki konularla ilgili açıklamalarda bulundu

Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta; Burak yılmaz'ın..
Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta; Burak yılmaz'ın.. Seyfullah
Bu içerik 714 kez okundu.

ANADOLU AJANSI Spor Masası'nın misafiri olan Trabzonspor Kulübü Başkanı Muharrem Usta, Medical Park Stadyumu'nda sualleri cevapladı.

Geride kalan sezonun bilhassa ikinci yarısında, takım kadrosunun daha derinleşmesi, kalitesinin ve standardının yükselmesi gerektiğini gördüklerini söyleyen Usta, "İhtiyaçlarımız çok belliydi. Transferlerimiz nokta atışı oldu. Ehemmiyetli isimlerle kadroyu daha kuvvetli hale getirmeye çalışıyoruz. Tabloya böyle bakıldığında, bir anda çok sayıda oyuncu alarak kadro oluşturmak, iskelet oluşturmak zorlu, sahiden çok zor bir iş." dedi.

Sezon sonu itibarıyla da takımda ihtiyaçların göründüğünü aktaran başkan Usta, "Bu yıl bizim transfer etmeye çalıştığımız her oyuncu çok zorlu hale geldi. Zira her birisi takımlarında dolaysız oyuncular ve satış listesinde değillerdi." ifadesini kullandı.

 

"BURAK'IN TÜRKİYE'YE DÖNME İSTEĞİNİ BİLİYORDUK"Muharrem Usta, Çin Ligi ekiplerinden Beijing Guoan'dan daha önceki oyuncuları Burak Yılmaz'ı yine kadrolarına kattıklarını anımsadırken, "Burak'ın Türkiye'ye dönme isteğini biliyorduk." diye konuştu.

Başarılı oyuncunun bilhassa ailevi nedenlerle Türkiye'ye dönme ihtimali olduğunu ve bu vaziyeti değerlendirdiklerini anlatan bordo-mavili kulübün başkanı, şunları söyledi:

"Yeni stadyumumuzun açılışına çağrı etmiştim ve o dönem kısmen çekincesi olmuştu. Oysa manasız bir çekinceydi. Burak Yılmaz, Galatasaray'a 5 milyon avroya gitmişti. Galatasaray'dan Çin'e gittiğinde de 1,8 milyon avro daha kazancımız oldu. Burak'ın Trabzonspor'a kazandırdıkları var. Daha Borsa İstanbul'a izah yapmadığımız için rakamları söylemeyeceğim fakat Galatasaray'dan Çin'e giderken bizim aldığımız rakamın üzerine bir miktar daha koyarak Burak'ı Trabzonspor'a kazandırdık. Anlattıklarım, Burak'ın Trabzonspor'a ciddi yarar sağladığına açık kanıt. Gittikten sonra da Trabzonspor'la bağını hiç koparmadı ve buraya alakasını asla bırakmadı. Türkiye'nin ehemmiyetli bir santrforunu konuşuyoruz. 'Türkiye'ye dönecekse yeri Trabzonspor olmalıdır diye düşündük.' Öyle de oldu."

 

Burak Yılmaz'ın transferinde yaşanan gecikmeye değinen bordo-mavili kulübün başkanı, "Bu transfer süreci çok zor oldu. Oyuncunun orada aldığı 5 mücadelelik bir ceza vardı. Hem transferle uğraştık hem de cezasını doldurarak gelmesini istedik. Bazen kamuoyunda bu işin uzadığı kanısı oluştu fakat iki nedenden dolayı bu vaziyet ortaya çıktı. Öncelikle sahiden transferi çok zordu, gelmesi kolay değildi. Bir an önce işi bağlamaya çalıştık fakat şartlar çok uzadı. Bir gün önce itibarıyla hem 5 mücadelelik cezası bitti hem de transferi resmileşti. Bugün sıhhat kontrolünden geçecek ve zannediyorum akşam üzeri de kontrat imza atarız." şeklinde konuştu.g">

"BURAK YILMAZ 17 NUMARALI FORMAYI GİYECEK"Usta, Burak Yılmaz ile özdeşleşen 17 numaralı forma ile ilgili noktayı koydu.

Burak'ın transferinin kendileri için bir proje olduğunu vurgulayan Usta, "Bizim büyük bir forma satışı tasarılamamız var. Burak Yılmaz'la bir ticari operasyon yapmak üzere yolculuğumuz var. Bunları Onazi ile konuştuk. Burak'ın Türkiye'deki pozisyonu, Trabzonspor'da yaptıkları, 17 numara ile özdeşleşmesi, ticari kazancı, formalara yansıması aktarıldı. Kendisi de hiçbir mesele olmadığını, forma numarası takıntısı bulunmadığını söyledi. Burak Yılmaz 17 numaralı formayı giyecek. Ticari operasyonun olduğu yerde, değil Onazi, Muharrem Usta dahil herkesin ihtiyaç duyulan fedakarlığı yapması gerekli." açıklamasında bulundu.

"SERDAR TAŞÇI İLE UZUN VAKİTTİR GÖRÜŞÜYORUZ"Muharrem Usta, stoper bölgesine bir oyuncu ihtiyaçları olduğunu belirterek, Spartak Moskova'da top koşturan Serdar Taşçı ile ilgilendiklerini aktardı. Bu pozisyona kaliteli iyi bir oyuncu aradıklarını ifade eden Usta, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Bizim takımımıza bu yıl gelecek her oyuncunun uyarlama meselesi yaşamayan, deneyimiyle takıma katkı sağlayan ve kalitesiyle herkesin kabul ettiği isimler olması gerekiyor. Kamuoyu çok iyi biliyor ki biz Serdar Taşçı'yla uzun vakittir ilgileniyoruz. Başka oyuncular gündeme gelse de yarar-fiyat tahlilleri ve kalite olarak bakıldığında Serdar'ın daha manalı olduğunu düşündük. Zira takımın da çok yabancılaşmaması gerekiyor. Bizim yerli kaliteli oyuncuya ihtiyacımız var. Kadronun ehemmiyetli bir bölümünün, en azından yarısının yerli, kaliteli ve takıma dolaysız katkısı olacak oyunculardan oluşması gerekiyor. Serdar Taşçı bu yüzden daha fazla öne çıkıyor. Biz bir yandan Garry Medel ile de görüşüyoruz fakat onun ekonomik koşulları ile Serdar'ı karşılaştırdığımızda, fiyatı daha yüksek. Serdar bizim için daha doğru bir isim. İşin sonuna yaklaştık gibi gözüküyor. Onun da Trabzonspor'a gelme ile ilgili net bir kararlılığı var. Stoper bölgesinde oyuncu ihtiyaçları olduğu için kulübü vermek istemiyor. Spartak Moskova ile Serdar Taşçı için görüşüyoruz. Ümit ederim ki kısa müddet içerisinde bitirmiş oluruz."

Kadroya ofansif istikamette bir oyuncu daha katabileceklerine değinen Usta, "Bundan sonra başka bir oyuncuya ihtiyacımız var mı? Belki ofansif bölgede serbest oynayacak bir oyuncu olabilir. Almasak da olabilir ancak alınırsa çok daha derli toplu kimi oluruz gibi görünüyor. Bu manada Jose Sosa ile görüşüyoruz ama ekonomik nedenlerle bir değerlendirme yapıyoruz. Yeniden Moussa Sissoko ile de görüşüyoruz. Çok ehemmiyetli bir oyuncu. Tottenham Hotspur'un 35 milyon sterline aldığı bir isim. Geçen sene beklediklerini bulamamışlar belli ki. Şayet kulübü kiralanmasına müsaade ederse böyle bir durum olabilir. Görüşüyoruz. İkisinden birisi olacak mı? Veyahut hiçbirisi olmayacak mı? Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Bunlar olduğunda, kadro derinliği yüksek, kadro genişliği açısından yeterli bir takıma erişeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

 

EKONOMİK DEĞERLENDİRMETrabzonspor ve Türk kulüplerinin ekonomik durumunu değerlendiren Muharrem Usta, "Kulüpler ekonomik manada olması şart olan pozisyonu çoktan kaybetmişler, buna Trabzonspor da dahil." diye konuştu.

Kulübünün borcuyla alakalı bilgi veren Usta, şöyle konuştu:

"Trabzonspor'un borcunun 150-200 milyon lira civarında olması kabul edilebilir. Bunun çok uzağındayız. Göreve geldiğimizde kulübün borcu 590 milyon liraydı. Şayet 590 milyon lira borcunuz varsa senede ürem ve kur farkından dolayı takriben 120 milyon lira daha üzerinize bir yük geliyor demektir. 600 milyon lira borcunuz varsa yüzde 15-17 olmak üzere zati 90-110 milyon civarı ürem borcunuz olacak. Yabancı oyuncularla yerliler ehemmiyetli bölümünde ağırlıklı avro kontrat yapılıyor. Bir de kur farkını düşünün, 120 milyon lira her yıl üstünüze yük geliyor. 600 milyon lira borcunuz varsa, 3 senede 360 milyon lira yeni yük oluyor."

Kulübün eşit bütçesinin olması halinde sıkıntı yaşamayacağına dikkati çeken Muharrem Usta, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Türkiye'de büyük kulüplerin hiçbirisinin gelirinin giderini karşılaması olanaksız. Üremler dışındaki operasyondan söz ediyorum. Hele büyük takımsanız ve başarınız yoksa ne sponsorluk geliriniz olabiliyor ne izleyici geliriniz... Performans gelirleriniz dahil ehemmiyetli düzeyde kaybınız var. Büyük kulübün başarılı olma zorunluluğu var. Senelik bütçe açıkları veriyorsunuz. Trabzonspor'un vasati başarıya oynayacak takım olduğunda senelik gideri yaklaşık 200-250 milyon lira civarında, gelir olarak 180 milyonu ancak buluyorsunuz. Ortalama 70-80 milyon lira açık veriyorsunuz. Kulübü 3 senede iyi yönetemezseniz 600 milyon lira borcunuz, açıklarınızla birlikte 1,1 milyara çıkıyor. Bu bir karabasan."

Bütçe açıklarının ve borç yükünün azaltılması için yapılması gereken projeler ile ilgili bilgi veren Muharrem Usta, şunları kaydetti:

"Herkes kapatmaya çalışıyor. Kapatılacak şeyler değil. Proje geliştirmeniz lazım. Kulüpler hep gayrimenkul projeleriyle bunu kapatmaya çalışıyor. Bu 1,5 sene fayda sağlayacak. Trabzonspor'un elinde iki gayrimenkul proje vardı; birisi Trabzonspor'daki tesisler. Devlet Hava Alanlarının istimlak etmesi söz konusuydu fakat Rize'de de bir hava meydanı yapıldığı için bu iş olmayacak gibi gözüküyor. Biri de Ulusal Emlak'tan İstanbul'da kiralanan ve satın alınması gündemde olan yer. Buranın dönümü 11 milyon 500 lira ve 15 dönümlük bir alan. Fiyatı takriben 190 milyon lira artı KATMA DEĞER VERGİSİ vaziyetinde. Bizim hedefimiz bu rakamın yarısıydı, olmuyor. Bizim gayrimenkulle alakalı iki projemiz de yapılabilir değil. Bence büyük kulüpler arasında ekonomik olarak kendini toparlama ihtimali en zor kulüp bizim kulübümüz. Hemen adım atmaya kalktığında İstanbul'daki kulüpler gibi operasyon yapması, bedeli yüksek olan proje ortaya koyması kolay değil."

 

"ÇOK ZOR BİR ŞEYİ KONUŞUYORUZ"Trabzonspor'un geçen sezon ligde 6. olmasının yanı sıra daha önceki şampiyonlukları ve yayıncı kuruluştan 85 milyon lira civarında bir gelir ele geçirdiğini anlatan Usta, şöyle devam etti:

"İki tane yol kalıyor. Biri vasati Anadolu takımı olarak devam edeceksiniz. Buna ne Muharrem Usta'nın ne Trabzonspor camiasının ne de Türkiye'nin tahammülü yok. Trabzon bu değil, Trabzon başka bir şey. Başakşehir ikinci oldu, bu sezon desteklerini düşünün. Geçen sezon Okay'ın sakatlanmasıyla Trabzonspor çöktü. Orta alanda perişan olduk. Yarışacağınız takımlar belli, o vakit bu takımı güçlü takım yapıp gelirini çok yukarılara doğru çekerek, oyuncu satışından gelirler de ele geçirerek ve bugüne kadar yapılamayan ekstra gelir getirecek işlere yönelerek bizim bir şekilde işleri sürdürülebilir hale getirmemiz lazım. Bütün kamuoyunun bilmesini isterim ki çok zor bir şeyi konuşuyoruz."

LUCESCU'NUN ULUSAL TAKIM'IN BAŞINA GEÇMESİRumen teknik patron Mircea Lucescu'nun A Ulusal Futbol Takımı'nın başına geçmesini değerlendiren Usta, şunları aktardı:

 

"Ben Trabzonspor'da seçime girerken Lucescu'dan söz etmiştim. Türkiye'de hangi kulüp olursa olsun, buna ulusal takım da dahil, hocasız kaldığında Lucescu ismi ortaya çıkar. Ben 'Lucescu'yu getireceğiz.' hiçbir zaman demedim. Trabzonspor'un Lucescu gibi hocaya ihtiyacı olduğunu söylemiştim. Ben de görüşmüştüm, biz de getirmeyi düşünmüştük. İstikrardan söz ediyordum. Onun da başarısız dönemi olabilir, genel olarak baktığımızda başarılı hoca diyebiliriz. Umarım iyi iş çıkarır, büyük bir deneyim. Yaşını gündeme getiriyorlar. Ben görüştüğümde hoca çok sağlıklı görünüyordu. Bu durumunun performansını etkileyeceğini düşünmüyorum."

"SEZON NİHAYETİNDE 20-25 MİLYON EURO'LUK SATIŞ TASARILIYORUZ"Muharrem Usta, yalnızca transfer yaparak hiçbir kulübün hayatta kalamayacağını, oyuncu satabilmenin de çok ehemmiyetli olduğuna dikkati çekerken, gelecek sezondan itibaren bu alanda da tesirli olmak istediklerini anlattı.

Takımın sezon içinde sergilediği performansın, futbolcu satmadaki en büyük etken olduğuna dikkati çeken Usta, "Takım başarılıysa, oyuncu satma ihtimali o kadar yüksek oluyor. Konyaspor, Riad Bajic'i sattı. Acaba Türkiye Kupası'nı almamış olsalardı oyuncu bu kadar ön tasarıya çıkar mıydı. Veyahut biz geçen sezon Şampiyonlar Ligi'ne gitmiş olsaydık, takımımızdaki oyunculara ne kadar öneri gelirdi. Takım başarısı, oyuncu satılabilirliğini, satılabilecek oyuncu sayısını ve oyuncunun değerini artırıyor." diye konuştu.

Trabzonspor olarak 50. kuruluş senelerini kutladıklarını anımsadan Usta, hem kaliteli bir kadroya hem de başarıya ihtiyaç duyduklarını ifade ederek, şunları söyledi:

 

"Trabzonspor başarılı olmak zorunda ki kadrosunda bulunan kimi oyuncuları sezon nihayetinde en iyi rakamlara satabilecek konuma gelsin. İş tasarımıza baktığımızda, kadroyu güçlendirip, iyi yöneterek, tüm hesaplarımıza sene sonunda yaklaşık 80 ile 100 milyon lira getirecek kadar, yaklaşık 20-25 milyon avroluk satış tasarılıyoruz. Zira Trabzonspor'un sadece alarak hayatını sürdürme olanağı yok. Ligde alınacak sıralamaya göre, Şampiyonlar Ligi'ne katılıma göre akılalmaz bir gelir farkı oluşuyor. Haliyle iş şuna gidiyor; ya sıradan ortalarda devam eden bir Trabzonspor olacak, ki buna kimsenin tahammülü yok, veyahut başarısı kabul edilebilir noktada olacak. Gelir kalemleri içerisinde her sene 10, 15, 20 milyon avroluk oyuncu satışı gerekiyor."

Bu sezon öncesi başarılı genç oyuncuları Yusuf Yazıcı'ya bir hayli transfer teklifi geldiğini izah eden Usta, "Yusuf Yazıcı'nın 50. senemizde takımda kalması ve çok daha başarılı olup, çok daha yüksek rakamlara satılabilmesi gerekir diye bu teklifleri resmileştirmedik. Biz değerini bulduğunda her oyuncuyu satarız. Elimizde, bu sene çok daha başarılı olmalarını beklediğimiz oyuncular var. Zira takım performansı yukarıya çıktığında, rekabet arttığında kendilerini daha iyi gösterecekler. Okay Yokuşlu, Yusuf Yazıcı, Onazi, Castillo var. Bizim bir taraftan bunları pazara sürmemiz lazım. Bunun yolu da başarıdan geçiyor. Muvaffakiyet olmadan ancak değerlerinin 3'te 1'ine satılabilir ve bu da kabul edilebilir değil." şeklinde görüş belirtti.

STADYUMUN DEVRİMedical Park Stadyumu'nın devriyle alakalı Gençlik ve Spor Bakanlığı ile üç ay önce görüştüklerini ifade eden Usta, "Gençlik ve Spor Bakanlığının önce stadyumu Milli Emlaktan üzerine alması gerekiyor. Bizim de ondan almamız lazım. İdare heyeti olarak bir gün evvel yaptığımız toplantıda stadyumu bir sene kiralama kararı aldık. O bir yıl içerisinde Gençlik ve Spor Bakanlığı resmi işlemleri muhtemelen bitirecek. Bir yılın sonunda da stadyumun bize devri resmi olarak gerçekleşmiş olacak. Almış olduğumuz karar ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yapmış olduğumuz anlaşma gereği bir yıllık kiralama işlemi başladı." ifadelerini kullandı.

 

Muharrem Usta, stadyumda ehemmiyetli organizasyonlara hane sahipliği yapmak istediklerini vurgulayarak, "Stadyumu üzerinize almadan beynelmilel organizasyonlara girme talihiniz yok ama bu stadyumda bundan sonra milli takım mücadelelerini da göreceğiz, görmemiz lazım. Uluslararası organizasyonları da görmeliyiz. En ehemmiyetli bu stadyumda önce Trabzonspor'un uluslararası arenada boy göstermesi lazım. Stadyum daha yeni yeni bizim uhdemize geçmeye başladı." diye konuştu.

Usta, taraftarların stadyuma erişimiyle alakalı yaşadığı sorunlarla alakalı olarak, şunları kaydetti:

"Burada 2-3 milyar liralık bir yatırımdan söz ediyoruz. Stadyumun etrafında büyük bir işlem yapıldı. Erişim sorunu her geçen gün daha da azaldı. Dün akşam burada 41 bin kişi vardı ama çıkışta büyük bir izdiham olmadı. Bu sıkıntının biraz da şuurlu çözülmesi gerekli. Zira stadyum şehrin göbeğinde. Seyircilerin alışkanlıklarının da biraz değişmesi gerekli. Bu kadar yüksek seyircinin geldiği stadyumlarda çıkışta her vakit meseleler oluyor. Artık bunun çok ehemmiyetli bir mesele olduğu kanınında değilim."

"SİSTEMLE ALAKALI MESELE OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM"Muharrem Usta, Türk futbolunda altyapı meselesi olduğunu anlatarak, "Ben altyapıya gönülden inanan birisiyim. Trabzonspor için bu elzem bir konu. Türkiye'de sistemle alakalı mesele olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde altyapıdan az sayıda kaliteli oyuncu çıkmasının nedeni bir sistem meselesidir. Bu sistem meselesinin üzerine gidildiği kanınında değilim. Türkiye'de Süper Lig ekiplerinin 21 yaş altı takımları şu anda ne yapıyor? Bütün Süper Lig ekiplerinin 21 yaş altı takımlarının 3. Lig'de oynaması gerektiğine inanıyorum." şeklinde görüş belirtti.

 

Usta, altyapılarda oynayan oyuncuların ihtiyaç duyulması vaziyetinde A takımın kadrosuna da alınması gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle devam etti:

"Düşünsenize takımın kanat bölgesinde bir ihtiyaç var ve genç oyuncuyu çağırıyorsunuz. 40 bin kişinin önünde büyük bir fırsat yakalıyor. Yusuf Yazıcı'yı düşünelim. Yusuf Yazıcı vardı fakat Bursaspor mücadeleninde Yusuf Yazıcı oldu. Mehmet Ekici'yi biz kadrodan ayırdık, 'Yusuf oynayacak.' dedik. Yusuf o gün bir gol, bir asist yaptı ve sahiden Yusuf Yazıcı oldu. O gün olmayabilirdi. Veyahut Mehmet Ekici ile devam ediyor olsaydık, Yusuf Yazıcı bugün o değildi. Bazen fırsatlar çıkar, çok iyi kullanırsınız."

"YARIŞIRKEN GENÇLERE BAHT VERMİYORUZ"Trabzonspor Kulübü Başkanı Usta, genç futbolculara baht verilmesi gerektiğini anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu bahtı biz yarışırken gençlere vermiyoruz. Zira kadroda 18 oyuncu bulundurma gibi bir kaidemiz vardı. Değişmesi için çok emek vermeye çalıştım. Herkes istiyordu. Kulüpler Birliği Vakfı karar almış, sanırım federasyon 21 oyuncu olması uygulamasına geçecek. Takımın içine 18'e koymadığınız oyuncular düşüyor. 18 yaşında olan çocuğu nasıl koyacaksınız. Kolay değil. Düşünün 3-0 öndesiniz, 18 yaşında olan çocuğu alıp oynatmanız gerekli. Bütün bunlar sistem meselesi. Bizim 1461 takımı oyuncu yetiştirme ihtiyacıyla heyetti. Kuruluş felsefi doğru fakat başarılı olunca, oyuncu yetiştirecek takımdan yarışmacı takıma geçildi. Sağdan soldan bir sürü transfer yapıldı. Başarılı da olunca olay bambaşka yere gitti."

 

"STRATEJİK İŞ TASARISI İÇERİSİNDE SPORDA İHRACAT DİYE BİR KAVRAM OLMALI"Muharrem Usta, Trabzonspor'un peş peşe şampiyonluklar kazandığı dönemde kadrosunun yerli oyunculardan heyeti olmasıyla alakalı suali şöyle cevapladı:

"Bugün Avrupa'da hudut yok. Avrupa pasaportu aldığınızda yabancı oyuncu kavramı diye bir şey yok. Rekabetin şekli değişmiş. Bizim 1975-85 senelerindeki rekabet koşullarıyla futbol şekillenmiyor. O gün başka bir şeydi. Şimdi başka şeyleri konuşuyoruz. Daha paranın çok belirleyici olmadığı dönemleri konuşuyoruz. Bugün o günler değil. Dünya ile yarışıyorsak her yerden oyuncumuz olabilir fakat şunu sormak vaziyetindeyiz; Türkiye'de neden 80 milyon nüfustan neden çok kaliteli oyuncu yok? Türkiye'nin 80 milyon nüfustan senede Cengiz Ünder ve Yusuf Yazıcı gibi 40-50 oyuncuyu dünyanın her tarafına göndermesi gerekir."

Sporun, dünyadaki en büyük sektörlerden biri olduğunu aktaran Usta, "Türkiye'nin stratejik iş tasarısı içerisine sporda ihracat diye bir kavramın vakit kaybetmeden yerleşmesi gerekiyor. Altınordu tarzı yapılanmaların Türkiye'nin 30 bölgesine yapılması gerekiyor. Bunun bir proje olarak hayata geçmesi gerekli. Oradaki oyuncuların her birinin örnek olacak tarzda yetişmesi gerekiyor. İhracat hamlesi kesinkes bunun üzerine kurulmalı. Bizim oyuncu ihracatından senede 500 milyon, 1 milyar dolar para kazanan ülke olduğumuzu hayal edelim. Bunun kesinlikle olacağına inanıyorum. Bunun çevreninde olan organizasyonların bir araya gelmesi ve bir siyaset olması durumunda kesinlikle olağandışı bir iş çıkacağını düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

 

Muharrem Usta, oyuncu ihracatının ülkenin marka değerine de çok büyük katkı yapacağını vurgulayarak, "Bir futbolcu deyip geçmeyin. Burak Yılmaz'ın ismi telaffuz edildiğinde insanlar 'Çin' diyor. Çin'e kaç tane oyuncu göndermişiz. Burak Yılmaz'dan daha iyileri de olsun, Çin'e ya da başka yerlere devasa rakamlarda oyuncular gönderilsin. Bütün bunların olabileceğini kabul ediyorsak, yarın sabahtan çalışmamız gerekiyor. Bir ülkenin markasına futbol üzerinden olağanüstü değer katabiliriz. Sadece markanız olacak 3-5 oyuncuyla dünyaya vereceğiniz iletiler vardır." şeklinde görüş belirtti.

Futbol yöneticiliğinin zor bir iş olduğunu ifade eden Usta, "Bugüne kadar yapmış olduğum işlerde çok zor günler geçirdim ama futbol adamlığı gerçekten çok zor. Zira arkadaki milyonlara karşı mesuliyet hissiniz var. Bütün bunları içinize sindirmeniz ancak bir felsefe uğruna olabilir. Ben o felsefenin Türkiye'de çok geciktiğini düşünüyorum. 10 senede yapılacak işi 5 seneye sığdırmamız gerekiyor. Nice Yusuf ve Cengizler var bu ülkede. Yalnızca fırsatları yakalamaları gerekli. Türkiye'nin stratejik olarak böyle bir alana çok ehemmiyet vermesi gerektiği düşünüyorum. En çok da bizim ihtiyacımız var. Biz de buna çok kafa yoruyoruz." dedi.

VİDEO YARDIMCI HAKEM UYGULAMASIFutbolda teknolojinin kullanımına ait Usta, "Çeşitli açıklar oluyor, 'futbolun akışını bozabilir mi' gibi şeyler fakat her şeye alıştığımız gibi buna da alışırız. Bunun olup olmaması artık tartışılan bir şey değil, bunun olması koşul." ifadelerini kullandı.

 

Usta, 1-2 yıl sonra teknolojiden dolayı artık kimsenin "Şu oldu, bu oldu" gibi açıklar yapamayacağını vurgulayarak, "Bunlar meselesi çözecek mi? Her şeyi çözmeyecek fakat ehemmiyetli meselelere çok büyük katkı sağlayacağına inanıyorum. Futbolun içinde öyle hatalarla karşı karşıya kalıyoruz ki; en azından bunların belirgin bir şekilde önlenebileceğini görüyoruz. İş şuna geliyor; video hakemlikte bu değerlendirmeyi yapacak hakemler, arkada ister naklen yayın aracının içinde olsun, ister başka bir yerde olsun, bunu değerlendiriyor olacak. Burada saydamlığa ihtiyacımız var." diye konuştu.

Her kulübün teknoloji sayesinde, "Herkesin menfaatine olan benim de menfaatimedir" noktasına gelmeye başlayacağını ifade eden Usta, şunları kaydetti:

"Benim menfaatim kavramından herkesin uzaklaşması gerekiyor ki; ben buna doğru yolculuğun video hakemlikle olacağına inanıyorum. Bunu şayet, bir çok kavramı veya uygulamayı çok hızlı tükettiğimiz gibi tüketmezsek, futbola çok değer katacağını, adaletin daha sağlıklı bir şekilde dağılacağına inanıyorum. Bu uygulamayı 2. devreye yetiştirmemiz koşul. Artık Türkiye'ye video hakemlik geldi. Umut ediyorum ki; 2. devrede bunun uygulamasını artık alanlarda görmüş oluruz. Özellikli işlerde çok fazla yarar sağlayacağına inanıyorum. Doğru bir iş."

"ŞİKE HER YERDE TESCİLLİ"Tescillenmiş bir şikeden söz ettiklerini müdafaa eden Usta, "Şike var mı, yok mu konusu bitmiş bir konu. UEFA'da, CAS'ta her yerde tescilli. Bunu tartışmıyoruz. Zati bu şike var. Türkiye'de federasyon gereğini yapmadı. Şampiyonluğu (2010-2011) Trabzonspor'a vermedi." dedi.

 

Usta, şike süreciyle alakalı UEFA ve CAS'a yaptıkları müracaattan netice alamadıklarını anımsadarak, "Benim buna müdahale etme yetkim yok, diyorlar. Bir yetkisizliktir gidiyor. Önce Türkiye'de başladı bu." değerlendirmesinde bulundu.

Son olarak FIFA'ya gittiklerini belirten Usta, şöyle devam etti:

"Bu bir kupa problemi değil. Bunun altını sahiden çizmek istiyorum. Trabzonspor'un 1974-1975'ten sonraki maceranına baktığımızda, o senelerle mukayese edersek herhalde Türkiye'nin en zengin müzesini konuşuyoruz. Çok kupamız var. Bu bir teneke parçasının mücadelesi değil. Bunu sahiden herkesin bilmesi gerekli. Şampiyon olmak kolay bir iş değil. Çok büyük emekler verilir. Milyonlar bu heyecanı doyasıya yaşamak ister. Elimizden çalınan mutluluğumuzun peşindeyiz. Üzülen, gözyaşı döken gencecik evlatlarımızın gece uykusuz kalmasının hesabını sormanın peşindeyiz. 'Bizi şampiyon yapmayacaklar' deyip intihar eden taraftarlarımız oldu. Hala bunun travmasını atlatamayan insanlar var."

"Bu bir sahiden hak ve hukuk mücadelesi." diyen Usta, "Ne olacak ki, kupa nerede olursa olsun. Ben inandıktan sonra benim kupam, onun, bunun müzesinde olsa ne fark eder. Biz başka yere de kupalarımızdan gönderebiliriz." ifadelerini kullandı.

 

Usta, konunun kolay bir mevzu olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

"Milyonların alın teriyle, fevkalade emeklerle... Şampiyon olmak için yıllarca arkadan gelen emek var. Üstüne koya koya gelip şampiyon oluyorsunuz ve 82 puanla. Şimdi bu değişik bir duygu, hele Trabzon'daysanız. Neden? Burası bir Anadolu şehri. İstanbul'a karşı şampiyon olabilmek öyle kolay değil. İstanbul'daki olanaklara karşı... Trabzon gibi mütevazı bir şehirden muhteşem bir başarıyı konuşuyorsunuz. Ayrı olarak uzun yıllar şampiyon olunamadığı için yeni bir şampiyonluğun ne kadar değerli olduğunu bir düşünün."

"MÜCADELEMİZ ÖMÜR BOYU SÜRECEK"Avrupa'nın da adalet dağıttığına inanmadığını ifade eden Muharrem Usta, "Dağıtmıyor arkadaşlar. CAS'ın masasında yargılamanın yapıldığı gün oturdum. Çıktığımda şunu söyledim; 'Şayet Trabzonspor'a bu şampiyonluk verilmezse, benim adalete hiçbir inancım kalmadı.' Bunu her yerde söyledim. Nihayetinde da dediğim çıktı. Adalet mekanizması çalışmadığında çalışmıyor. Hiçbir yerde çalışmıyor. Bu Trabzonsporluların o yıldan hiçbir şekilde vazgeçtiği mananına gelmez. Bunu çok kibar bir dille dile getiriyorum, Trabzonsporluların gönlünden bunu kimse söküp alamaz." şeklinde konuştu.

 

Usta, Süper Lig 2010-2011 sezonu şampiyonluğuyla alakalı mücadelelerini ömür boyu sürdüreceklerinin vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Nereye kadar, nasıl gidiyorsa gitsin. Sıfırdan, bir manada FIFA'ya yeni bir danıştık. Bu başvuruyla, 'Şike tescilli olduğu halde Türkiye'de netice alamadık. Avrupa'da müesseselerde tescilli olduğu halde UEFA karışamam, CAS karışamam, diye konuştu. Artık bu ise sen karış' dedik. Onlarda da bir madde var; karışma, müdahale etme hakkını gizli meblağ. Biz de diyoruz ki gizli tutma, elindeki yetkiyi kullan, müdahale et. Adalet mücadelesinde, değil Muharrem Usta kim olursa olsun gideceksin. Öyle bir dünya yok. Bir de hakkın peşine gitmemek, 21. asırda kapkara bir anlayışın işidir."

Usta, şike sürecine ilişkin Avrupa'daki Trabzonspor taraftarları için halkla ilişkiler çalışması yapacaklarını ifade ederek, "Avrupayı bu konuda daha aydınlatmak istiyoruz, medya, medya aracılığıyla. FIFA'dan müdahale kararının çıkmasını önem veriyoruz. Buradan da söylüyorum, ümit ediyorum ki, onlar da 'hakkımızı saklı tutuyoruz' deyip durmazlar." diye konuştu.

 

CAS'taki toplantıdan söz eden Usta, yapılan müzakereyi şöyle anlattı:

"Çok enteresan bir şeydi. U masası düşünün. Bir tarafında CAS kurulu, bir tarafında biz vardık. Diğer tarafta yakıntı ettiğimiz müesseseler vardı; Fenerbahçe, UEFA. Biz UEFA'ya, 'Şike var mı' diye soruyoruz, 'Var' diyor. CAS da 'Var, hem de UEFA'nın dediği kadar değil, 7 mücadelede var' diyor. TFF'ye dönüyoruz, onlar da şikeyle alakalı 'Şu kişiler şunu yaptı' diyor. Orada aslında şikenin varlığını tartışan kimsenin olmadığını gördüm. CAS kuruluna 'Bizi niçin çağırdınız, şike yok ki ne işimiz var burada' diyen olmadı. Herkes şunu diyor, 'Yeter çektiğimiz ceza, daha gelmeyin üstümüze', biz de diyoruz ki 'Yetmez', zira gereği yapılmadı. Futbolun 'sıfır müsamaha' diye bir kavramı varsa 'bitti' dedim bu iş. Ama yeniden de bir şey çıkmadı. FIFA'dan bir şey çıkar mı, çıkmasını beklerim. Görelim bakalım ne olacak."

"ARAMIZDAKİ İDARESEL BİR SORUN"Muharrem Usta, Fenerbahçe ile aralarında şike sürecine yönelik idaresel bir sorun bulunduğuna işaret ederek, "Taraftarların da elbette buna bağlı sorunları varsa biz taraftarları bundan arındırmak isteriz." dedi.

 

Trabzonspor ile Fenerbahçe arasındaki dış saha yasağının kalkmamasına ilişkin Usta, "Taraftarın bunda hiç bir suçu yok ki. Fenerbahçe taraftarlarının bu işte nasıl bir suçu olabilir? Haliyle biz taraftarlar üzerinden tartışma yapılmasını, çatışma olmasını, birbirlerinin sınırına yaklaşmamaları gibi bir tablonun doğru olmadığını düşünüyoruz." değerlendirmesini yaptı.

İnsanların çeşitli renklere gönül verdiklerini belirten Usta, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bazı sarı-laciverte bazı bordo-maviye kimi de sarı-kırmızıya gönül verir. Bunlar normaldir. Yapılan yanlışlar üzerinden renklerin kardeşliğini mahvediyoruz. Ama buna çanak tutan taraftarlar da var. Tabii ki onlara da bir çift sözüm var, artık siz idareler üzerinden yürütülen bu işin olası olduğu kadar parçası olmayın. Futbolun gerçekten bu ülke ve dünyada fair play ruhu varsa kardeşlik diye bir kavramı varsa idarelerin yaptığı hataların arkasına düşmeyin. Onun için sadece bu yasağın kalkmaması dahi o şike nedeniyledir. Türkiye'de bir sürü yasak kalktı. Yasaklar 2010-2011 sezonundaki şikeden mi kaynaklanmıştı? Hayır. Ortada genel bir sorun vardı. O sorun bir şekilde çözüldü ve yasaklar kalktı. Kalkmayan Trabzonspor-Fenerbahçe yasağı. Niye? Şike sebebiyle."

 

"HAKKIMIZI SONUNA KADAR MÜDAFAA EDECEĞİZ"Trabzonspor Kulübü Başkanı Usta, şike ile deplasman yasağının ayrı ele alınması gereken konular olduğunu vurgulayarak, "Hakkımızı sonuna kadar müdafaa edeceğiz. Taraftarların arasındaki bu olayın kalkması gerektiğini de düşünüyorum." diye konuştu.

Konuyla alakalı olarak şehir spor güvenlik heyetlerinin kararının önemine de dikkati çeken Usta, şunları kaydetti:

"Camia olarak biz düşünebiliriz, il güvenlik heyetleri buna ne diyecek. Tabii ki bakmaları lazım. Fenerbahçe ile Trabzonspor Türkiye'nin iki büyük seçkin kulübü. Milyonlarca taraftarları var. Şike nedeniyle bir fay hattı var. Bu fay hattında yeni zelzelelerin olmasını isteyenler vardır. Bunun üzerinden yürümeye çalışanlar vardır. Bunlara fırsat verilmemesi gerekir. Emniyetin işi fakat bize düşen başka bir şey. Biz futbolun fair play ruhu içinde Trabzonspor camiası olarak sonuna kadar şunu deriz; 'Hukuk mücadelesine devam. Trabzonspor'un o şampiyonluğuyla alakalı inancını sonuna kadar müdafaa ettiği mücadeleye devam. Fakat bu yasaklar kalksın.' Yasakların hiç kimseye yararı yok."

"2010-2011 SEZONU 50 SENE SONRA DA KONUŞULACAK"Başkan Usta, Türkiye'de yaşanan şike sürecinin, gelecekte tarih kitaplarında bulunacağına inandığını dile getirdi.

 

İkinci Dünya Savaşı'na katılan ülkelerin şu an yıllar sonra mütalaada bulunabildiklerine dikkati çeken Usta, "Bizim de 2010-2011 olayında 'bu iş artık olmayacak' diye intihar eden taraftarımız oldu. Bunu tüm Türkiye'nin anlaması gerektiğini düşünüyorum. Milyonlarca insanın öldürüldüğü savaşlardaki ülkeler bir araya gelip devam edebiliyorlar. Bunlar hayatın sonu değil. Tarih bunların hepsini yazacak. 50 yıl sonra gelen nesil 2010-2011 sezonunu konuşacak. Tarih kitapları bunu yazacak." şeklinde konuştu.

Fenerbahçe ile Trabzonspor taraftarları arasındaki düşmanlığın ortadan kalkması gerektiğini anlatan Usta, "Haliyle o iş başka bir şeydir, hayatın sıradan akışındaki arkadaşlıklar başka bir şeydir. Fenerbahçe ve Trabzonspor taraftarının artık bu olay üzerinden düşmanmış gibi bir tavır içeresinde olmasının ve bunun kışkırtılarak yeni depremlerin ortaya çıkarılmasının yanlış olduğunu düşünüyorum." şeklinde görüş belirtti.

KOMBİNE VE FORMA SATIŞIKombine ve forma satış rakamlarından hoşnut olmadığını aktaran Usta, "Muvaffakiyet, ne tek başına oyuncular ne tek başına başkanlar ne tek başına idare ne de taraftarla olan bir şey. Hep birlikte kenetlendiğinizde bunu elde edebiliyorsunuz. Bizim 50. senenimiz. 50'nci senede tabii ki taraftarımızın bizden bir arayışı var. Daha kaliteli, başarıya aç olan, Trabzonspor'un ihtiyaçlarını doyurabilecek bazı. Ancak bunu kurmakla iş olmuyor. İdare olarak bizim de taraftarlardan beklentimiz var." dedi.

 

Başkan Usta, sponsora ihtiyaç duyduklarını anlatarak, "Oyuncuyu alıyorsunuz, 'Pahalı bir oyuncu.' diye tartışmalar oluyor. Ucuzunu da aldık, Suk'u kadroya kattık, onu da gördük. Tamam Burak gibi kaliteli oyuncuyu alalım fakat koca Trabzonspor camiası olarak da Burak'a destekçi olalım, destek verelim. Takımımız daha güçlensin. Bunu yapmak daha kolay değil mi?" ifadelerini kullandı.

"TARAFTARIMIZIN DAHA ÇOK KOMBİNE ALMASI GEREKLİ"Muharrem Usta, Trabzonspor taraftarının daha çok kombine alması gerektiğinin vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Kombine satışı çok kötü, hiç içime sindiremiyorum. 4 bin 800 kombine, Trabzonspor camiasında olabilecek bir şey değildir. Tarihin en yüksek rakamdaki kombinesini bu yıl taraftarlarımızın almasını bekliyorum zira buna ihtiyacımız var. Trabzonspor camiasının ihtiyacı var. Tarihteki en yüksek sayıda formayı bu yıl satıyor olabilmemiz gerekli zira hem özel bir sene hem de yine başarıyı yakalama bahtının arifesine doğru geldiğimiz var. Bir gün önce takımı burada izlerken şunu gördüm, iyi ki bir iskeletimiz varmış. Trabzonspor'a dikkat edin, geçen senenin ikinci devresinde bir oyun formatı vardı. Şimdi o daha güçlenmeye başladı. Bir de gelecek oyuncularla... Şimdi bizim başarıyı yakalama şansımız var. 'Başkan, yönetim, futbolcular hadi yapın.', 'İyi giderse biz de peşinizden gideriz.', bu olmamalı. 50'nci yıl, muhteşem bir stat, başarıyı yakalama ihtimalimizin yükseldiği bir dönemdeyiz. Onun için hücum. Taraftarımıza söz vermiştik. Hepsini yapıyoruz ama Trabzonspor için gelin hep beraber büyük bir seferberlik duyuru edelim ve her şeyi en iyi, en güzel noktada kenetlenerek bağlayalım. Bütün gönlümden geçen budur."

 

TARAFTARLAR ARASINDAKİ KÜMELENMEBaşkan Usta, "Geçen sezon Trabzonspor taraftarının statta kümelendiğini çok gördük. Birliğin sağlanması konusunda sizin bir teşebbüsünüz var mı?" şeklindeki suale, şöyle cevap verdi:

"Dün mücadelede da bunu gördük. 41 bin kişi buradayız ama Latince tabirle buna 'kakofoni' diyorlar, her taraftan bir ses geliyor. Şu anda bile burada bir sürü pankart var. İrili, ufaklı, büyüklü, küçüklü 10-15 taraftar grubu, buna bir çözüm üretmemiz gerektiğine kesinlikle inanıyorum. Taraftar gruplarından rahatsız değilim, böyle bir statta istediğimiz havayı yakalayamamaktan rahatsızım. Zaman zaman yönetimdeki arkadaşlarla konuşuyoruz ama zaman olmadı. Bu sene bu işe başka bir şekilde girme zorunluluğumuzun olduğu kanınındayım. Çünkü 41 bin kişinin olduğu statta buranın iyi yönetilmesi, başka bir deyişle şahane orkestra yönetir gibi bir organizasyona kavuşmamız seyir zevkini artıracak. Futbol bir şov. Sonunda bir takım şampiyon olacak. Tabii ki biz olmak istiyoruz."

Sosyal medyaya kayıtsız kalınamayacağını vurgulayan Usta, "Sosyal medya hesaplarımı kendim kullanıyorum. Bunlar kaçınılmaz alanlardır fakat bu alanların herkese göre bir hududu var. Alanlar içinde şakalaşmalar olsun, yöneticiler, başkanlar da birbirine yapsın. Bir takım kulüpler için bunu yaptım ve çok pozitif reaksiyonlar aldığımı gördüm. Bunlar aslında zenginlik fakat tahammül hudutları zorlandığında da hoş olmuyor." değerlendirmesinde bulundu.

 

"Hiçbir şekilde idaremdeki iki kişinin birbiriyle tartışmasının doğru olduğunu kabul etmem." diyen Usta, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Trabzonspor'un kendi siyaseti varken bu siyasetle çelişmeyi kabul etmem. Ancak karşılıklı, nezih, nükteli bir şekilde iletileşmeler, yazışmalar olabilir. İki yönetici birbirine yazmış deyip de mahkeme kurmaya gerek yok. Bunun belli bir ayarının olması gerekir. Ancak ayar kaçtığında herkesin ayarı kaçıyor, bu olmuyor. Bu alanda dediğim gibi yürümeyelim. Bu alana dokunmayalım, hayatın gerçeği bunlar. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ Başkanı'na baktığınızda, adam Twitter üzerinden dünyayı yönetiyor."

"TRABZONSPOR'UN İYİ OLMASINDAN RAHATSIZ OLANLAR VAR"Usta, Twitter üzerinden kendisine atılan 'Sayın Başkan ince eleyip sık dokuyoruz, aceleci davranmıyoruz, nokta atışı yapacağız.' şeklinde bir iletinin anımsadılması üzerine ise şunları dile getirdi:

"Taraftar transfer yapılsın diye bastırıyor. Ancak bu yıl transfer baskısı hasebiyle 'Eyvah geciktik.' demedik. B, C şıklarına hiç gitmedik. Hocayla şuna karar verdik, ısrarla, inatla. Olmazsa, almayacağız. Onlar 'Almayacağız.' anladılar. Oysa ben orada 'Kafaya koyduğumuz oyuncular var, biz bunları almak için uğraşıyoruz.' demek istedim. 'Hazır, kaliteli oyuncular. Merak etmeyin, onlar gelirse hemen alışır.' mananında kullandım. Onu bir de provoke edenler var. Trabzonspor'un gerçekten iyi olmasından rahatsız olanlar var. Bunu üzülerek söylüyorum. Her camiada olduğu gibi bizde de var. Onlar köşeye yatmış, 'Başkan bunlar olmazsa başka alternatifimiz yok.' dedi. 'Tamam işte sizi kandırdı.' diye bir başlıyorlar, nesil de genç nesil olduğu için hemen o oltayla devam ediyor, gidiyor."

 

"Burak geldi, öbürleri de gelecek. İyi bir takım oluyor." diyen Muharrem Usta, sözlerini şöyle bitirdi:

"Sosyal medyada kullanılan kelime ve tümcelerin ruhu yoktur. Ruh, tümcelere aktarılamaz. Bir de anlık yazıldığı için onu aktarmak çok kolay değildir. Sosyal medya kullanıcıları tümce içinde ruhu üfleyemediklerinden dolayı yanlış anlaşılma oranları yükseliyor. Benim Trabzonspor taraftarına, camiasına sitemim olabilir ama o, ruhu olan bir sitemdir. Kötü manada bir şey asla söylemem. Biz de gelip geçeceğiz. O taraftarların içinden birileri yarın buraya başkan olacak. Trabzonspor sayesinde bütün bunları konuşuyoruz. 50 yıllık bir çınar, onun için kimsenin kimseye bir sitemi olamaz. Onlar sadece bir latife."

burak yılmaz trabzonspor muharrem usta
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Orman Yangınına Neden Olan Çocuğa 37 Milyon Dolar Para Cezası Kesildi
Orman Yangınına Neden Olan Çocuğa 37 Milyon Dolar Para Cezası Kesildi
Beşiktaş'ın Savunmacısı Tosic Çin'in Yolunu Tuttu
Beşiktaş'ın Savunmacısı Tosic Çin'in Yolunu Tuttu