Yaz tatili ne zaman bitiyor? Okullar ne zaman açılacak ?

'Okullar ne zaman açılacak' sorusuna yanıt arayan öğrenciler sorgularını hızlandırdı. Peki, Okullar ne zaman açılacak?... Bakan yanıt verdi;

Yaz tatili ne zaman bitiyor? Okullar ne zaman açılacak ?
Yaz tatili ne zaman bitiyor? Okullar ne zaman açılacak ? Seyfullah
Bu içerik 853 kez okundu.

Yaz tatilini sürdüren ve okulların açılacağı tarihe göre tasarılarını yapmaya devam eden talebeler ve velileri, okulların ne vakit açılacağını merak ediyor. Hava sıcaklıklarının artması sebebiyle denizin tadını çıkaran talebelerin merakla beklediği okullar ne zaman açılacak? 2017 yaz tatili ne zaman bitiyor?

Yaz tatilini bol bol dinlerek geçiren talebeler 9 Haziran 2017'de biten okulların hemen peşinden yeni eğitim öğretim seneyin başlayacağı tarihi araştırıyor. Merakla beklenen meselenin yanıtına Ulusal Eğitim Bakanlığı, yayımladığı takvimle noktayı koydu. İşte 'Okullar ne vakit açılacak' sualinin cevabı;

OKULLAR NE VAKİT AÇILACAK? 2017

9 Haziran'da sona eren eğitim öğretim seneyin başlamasına takriben 1 ay müddet kaldı. Uzun bir eğitim öğretim döneminin yorgunluğunu tatilde atan talebeler, okulların açılacağı günü öğrenip, ona göre tasarılarını sürdürmek istiyor. Ulusal Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı yeni sene iş takvimine göre 2017-2018 eğitim öğretim dönemi 18 Eylül 2017 tarihinde çalacak ders zili ile başlayacak.

 

2017-2017 eğitim öğretim seneyin ilk dönemi 19 Ocak 2018 tarihinde bitecek. 15 günlük yarı sene tatilini yapacak talebeler, 5 Şubat 2017 tarihinde ikinci eğitim dönemi maratonuna başlayacak.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'İN YENİ MÜFREDATI NASIL OLACAK?

Ulusal Eğitim Bakanlığı'nın (MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI), yeni müfredat konusunda çalışmalarında sona gelindi. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'in Twitter hesabı üzerinden 2017-2018 eğitim öğretim seneninde uygulanacak yeni müfredat programı izah etti.

Bakan Yılmaz, Ulusal Eğitim Bakanlığı Başöğretmen Salonu'nda tertip ettiği medya toplantısında, yenimüfredata ait izahlarda bulundu, sualleri cevapladı.

Müfredatları geliştirme, yenileme ve aktüelleme çalışmalarının 2005'te başladığını, 2015-2016 eğitimöğretim seneninde ise 51 programda bitirdiğini ifade eden Yılmaz, "2016-2017 eğitim öğretim seneyin başından bugüne kadar 51 müfredat ekseninde kapsamı geniş bir şekilde bir yenileme, aktüelleme, gözden geçirme, ikmal ve farklık çalışması yapıldı." bilgisini paylaştı.

 

"TALEBELERİ EZBERDEN MECBUR KILIYOR"

Yenileme çalışmalarının başlamasında kalkınma tasarıları, hükümet eylem tasarıları, gerçekleştirilen ilmi araştırmaların tesirinin bulunduğuna işaret eden Yılmaz, bu kapsamda, mevcut müfredatı yenileme sürecinde yürütülen çalışmaları anlattı.

Eğitim programlarına ilişkin yapılan anketlerdeki öğretmenlerin görüşlerine ilişkin bilgi veren Yılmaz, öğretmenlerin, müfredatların talebede bilimsel merak uyandırma düzeyinin düşük, kazanımlarının çok ve yoğun olduğunu, talebeyi ezberden mecbur kıldığını düşündüğünü söyledi.

Anketlerin talebelere ve velilere de uygulandığını kaydeden Yılmaz, "Talebelerin yaklaşık 3'te biri, en başarısız oldukları dersin matematik ve fizik, ardından kimya olduğunu dile getirdi. Ankete katılan talebelerin yarıdan fazlası, üniversite imtihan kaygısı nedeniyle dersi izlediklerini, takriben 4'te biri bu dersleri ders geçme zorunluluğu olduğu için izlediklerini, talebelerin yarıdan fazlası ise derslerin kendilerini çok yorduğunu belirtti." dedi.

 

BAKAN: ÇOK İDDİALI OLARAK SÖYLÜYORUM

Bakan Yılmaz, 13 Ocak'ta askıya çıkarılan kroki müfredatların 10 Şubat'a kadar "mufredat.milli eğitim bakanlığı.gov.tr" adresinde incelemeye ve görüş bildirimine açık tutulduğunu, bu müddet zarfında çok sayıda görüş ile teklifin bakanlığa eriştiğini dile getirdi.

"Şunu çok iddialı olarak söylüyorum ki bu ana kadar hiçbir müfredat bu kadar çok demokratik katılımla oluşturulmadı ve halkımızın görüşlerine açılmadı." değerlendirmesinde bulunan Yılmaz, müfredatların askıda kaldığı sürece, toplumun her kesiminden görüş alındığını, kamuoyundan gelen geri bildirimlerin, akademisyenlerin ve öğretmenlerden oluşan çalışma gruplarında görevli 360 kişinin katıldığı bir çalıştayda değerlendirildiğini belirtti.

Yenilenen müfredatlarda değerler ve değer eğitiminin ana odağı oluşturduğuna işaret eden Yılmaz, talebelere aktarılması amaçlanan adalet, arkadaşlık, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, mesuliyet, vatanperverlik ve hayırseverlik gibi kök değerlerin müfredata ilave ettiğini söyledi.

 

Yılmaz, "İlkokul ve ortaokul düzeyinde 17, lise düzeyinde 24, imam hatip ortaokulu ve imam hatip lisesi düzeyinde 10 olmak üzere toplam 51 ayrı, sınıflar asal alındığında 176 müfredat yenilenmiştir. Programların tamamında 10 kök değer ve 9 temel yeterlilik ve maharet bulunmaktadır." bilgisini verdi.

"MÜFREDATLARIN SADE VE ANLAŞILIR OLMASI ÖN TASARIDA TUTULDU" 

Müfredatlarda öne çıkan yeniliklere ait de izah yapan Bakan Yılmaz, yenilenen müfredatların sade ve anlaşılır olmasının ön tasarıda tutulduğunu, talebelere kazandırılması amaçlanan yeterlilik ve maharetler belirlenirken derslerin tabiatının dikkate alındığını vurguladı.

Yılmaz, yenilenen müfredatlarla talebelere kazandırılması amaçlanan temel yeterlilik ve becerilerin, tüm disiplin alanları için ortak verildiğini belirtti.

Bakan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Yenilenen müfredatlar, öncelikle 2017-2018 eğitim öğretim yılında 1, 5 ve 9. sınıflarda uygulamaya konulacaktır. Ocak 2018'e kadar programlarla alakalı olarak alandaki uygulamalarımız üzerinden izleme ve değerlendirme çalışması yapacağız. Haziran 2018'e kadar değiştirilen müfredatların eğitim araç gereçlerini, ölçme araçlarını hazırlayacağız. Bugün izah ettiğimiz müfredat, bütün talebelerimizin, öğretmenlerimizin ve eğitim hissedarlarımızın görüş ve değerlendirmelerine açık olacak. Ocak ayının sonuna kadar onlardan geri bildirimleri alacağız. 2018 Eylül ayından itibaren bütün öğretmenlerimize ve velilerimize programların detaylı olarak tanıtılacağı toplantılar tertip edecek. 2017-2018 eğitim öğretim senesi süresince öğretmenlerimizin kendi dallarına konusunda programları incelemeleri ve uygulamaya yönelik dokümanlar üretmeleri için atölyeler yapılacak. 2017-2018 eğitim öğretim senesi nihayetinde ve 2018-2019 eğitimöğretim senesi başında talebelerimizin yeni programa geçişte eksikliklerini yerine koyacak oryantasyon eğitimleri yapılacak. Bu hazırlıklarımızla 2018-2019 eğitim öğretim seneye tüm sınıflarda ve tüm derslerde, yeni müfredatla eğitim öğretim sürecimize istikrarlı ve çok daha kuvvetli, yeni ve yenilikçi şekilde devam edeceğiz."

 

FEN BİLİMLERİ DERSİ EĞLENCELİ BİR ŞEKİLDE AKTARILACAK

Fen bilimleri dersinde bir takım birime ait konu ve kazanımların yerlerinin değiştirildiğini, kazanımların muhtevalarının sadeleştirildiğini anlatan Yılmaz, ihtiyaç duyulmayan bilgi yüklemelerinin önüne geçildiğini söyledi.

Kazanımların hayatla ilişkilendirilmesine önem verildiğini belirten Yılmaz, talebede merak uyandıracak konulara ağırlık verildiğini dile getirdi.

"Fen bilimleri dersinin eğlenceli bir şekilde ve hayatla ilişki kurularak aktarılması amaçlandı. Fen ve mühendislik uygulamaları konu alanı altında tüm sınıf düzeylerinin sonunda, uygulamalı bilim birimi kazanımları ilave etti. Okul ortamında alana kazançlan uygulamaların sergilendiği bilim şenliği gibi uygulamaların yapılması amaçlandı. 4. sınıf düzeyinden itibaren tüm sınıf düzeylerinde yer alan sistemler ve sistemlerin sıhhati, aktüellenen eğitim programında 6. sınıf düzeyine alındı. Biyoçeşitlilik konusu ve kazanımları 7. sınıftan 6. sınıfa, güneş, dünya ve ay birimi konu ve kazanımları ise 6. sınıftan 5. sınıfa alınarak, talebelerin mühendislik ve tasarım maharetlerini geliştirmek emeliyle bir dinamometre, bir teleskop modeli tasarlaması istendi. İnsan ve etraf birimi kazanımlarıyla kaynakları tasarruflu kullanması, geri dönüşümün ehemmiyetini fark etmesi istendi."

 

Yılmaz, 3. sınıftaki fen bilimleri dersinin kazanım sayısının 32'den 36'ya çıkarıldığını, 4. sınıf kazanım sayısının aynı kaldığını, 5. sınıfın 44'ten 40'a indirildiğini, 6. sınıfın 52'den 61'e yükseltildiğini, 7. sınıfın 78'den 74'e, 8. sınıfın ise 78'den 67'ye düşürüldüğünü kaydetti.

Bilişim teknolojileri ve yazılım dersinin kazanımlarına da değinen Yılmaz, aktüellenen programla, talebelerin algoritma ve programlama eğitimine daha fazla vakit ayırmalarının sağlandığını ve dersin kazanımının 44'ten 37'ye indirildiğini dile getirdi.

OBEZİTE MÜFREDATA GİRDİ

Hayat bilgisi, Türkçe ve müzik dersleriyle alakalı de bilgi veren Bakan Yılmaz, "oyun ve fizik etkinlikleri" dersine obezitenin ilave ettiğini, beden eğitimi dersinin isminin "beden eğitimi ve spor" olarak değiştirildiğini söyledi.

Beden eğitimi ve spor dersine, şuurlu spor yapmak, madde bağımlılığının ve dopingin zararları konularının ilave ettiğini belirten Yılmaz, sosyal bilgiler dersine ise dijital okuryazarlık, çevre, finansal, harita ve medya okuryazarlıkları, yenilikçi düşünme becerileri, öz denetim, diyagram çizme ve açıklamanın ilave ettiğini anlattı.

 

Türk dili ve edebiyatı dersinde destan, hikaye ve hatıralar türünde hangi yazarlara yer verildiğini, haber metni kazanımında ise şiddet muhtevalı haberlerin yazımında bunların reyting aracı olarak kullanılmaması üzerinde durulacağını bildiren Yılmaz, "Hikayede 1940-1960 arası metinlerin değişik eğilimleri temsil eden hikayelerden seçilmesi istendi. Ferdin iç dünyasını esas alan, toplumcu, gerçekçi, ulusal ve dini duyarlılığı yansıtan modernist metinler seçildi." diye konuştu.

YENİ MÜFREDATTA EDEBİYAT

Talebelere Ziya Osman Saba, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Attila İlhan, Nazım Hikmet, Erdem Beyazıt, İsmet Özel, Bekir Sıtkı Erdoğan ve Sezai Karakoç, Aşık Veysel, Mahzuni Şerif gibi ehemmiyetli şairlerin şiirlerinden örnekler verildiğini ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:

"Şuna çok inanıyorum, Türkiye'nin eğitimi iyi bir yolda ilerlemektedir. Türkiye'nin mevcut vaziyetinde 2030 ve 2050 projeksiyonları yapılıyor. Bunlar yapılırken hiçbir projeksiyonda Türkiye'nin geri gittiği değil, aksine 2030'da ve 2050'de hangi düzeye geleceği belirtiliyor. Bunu yaparken beşeri anaparası, eğitim sistemi de dikkate alınarak çalışma yapılıyor. Allahın izniyle bu yenilenen müfredatla beraber evlatlarımıza vereceğimiz, çağın gerektirdiği bilgi, maharet ve kazanımlarla beraber, 21. asırı çok daha aydınlık yapacağız. Evlatlarımızın çok daha huzur içerisinde, kendisiyle ve etrafıyla barışık, öğrenmeyi öğrenmiş, öz güvene sahip, tüketen değil üreten nesiller olmasını allahın izniyle hep beraber gerçekleştireceğiz."

 

EVRİM KURAMI ÇIKARILDI MI?

Evrim Kuramı'nin yeni müfredattan çıkarılıp çıkarılmadığına ait bir sual üzerine Bakan Yılmaz, ortaöğretim düzeyinde her dersin kendi ilmi gelişimi çerçevesinde talebelerin düzeylerine uygun teorilere yer verildiğini anlattı.

Coulomb Yasası, Avogadro Yasası, Kosinüs Teoremi, Pauli'nin Dışarlama İlkesi ve Toriçelli Deneyi gibi konuların direk müfredatta bulunduğuna dikkati çeken Yılmaz, bir takım yasaların ise gerektiği kadar muhtevaya alındığını söyledi.

Ancak talebe düzeyinin üzerinde bulunması ve öğretim programlarının kapsamı ile direk bir alakası olmadığından Gauss Yasası, Maurre Yasası, Sabit Evren Teoremi gibi konuların öğretim programlarında bulunmadığını bildiren İsmet Yılmaz, "Bu noktada evrim konusunun, tarafları ve karşıtları şeklinde ikiye bölünmüş bir tarafgirlikle şairin 'insanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır' ifadesinde belirlediği bir kör döğüşü içinde ve ilmi tabanın dışında tartışıldığını üzülerek gözlemlemekteyiz." değerlendirmesini yaptı.

 

"DEĞİŞİNİM, SEÇİLİM VE UYARLAMA VAR"

Öğretim programlarının dikkatli ve bütünlüğü içinde incelendiği yaklaşımlarının net olduğunu anlatan Yılmaz, şunları dile getirdi:

"Biyoloji dersinde tabiat tarihi konusunu vermediğimiz için ezberci bir eğitime saplanmamak için kök hücre rehabilitasyonu, antibiyotik, gen teknolojisi gibi konular vesilesiyle evrim kuramının biyoloji ve teknolojide gündelik hayatta uygulamaları verilmiştir. Bu noktada evrim kuramının kavram setinde yer alan değişinim, seçilim, uyarlama var. Bunlar biyoloji programımızda bulunmakta. Konunun felsefi boyutlarıyla ele alınıp kavranması için çatıyı felsefe dersinde kurmuş bulunmaktayız. Tabiat tarihi evrimsel biyoloji ve teorinin tarihsel gelişimi ise daha ayrıntılı biyoloji eğitimi alınabilecek üst düzey öğretim müessesesi olan üniversitelere bırakılmıştır."

Evrim Teorisi'nın bir kuram olarak açık, sade ve rahat bir şekilde anlaşılabilmesi için talebelerin bir felsefi altyapıya sahip olması gerektiğinin vurgulayan Bakan Yılmaz, "Yeni öğretim programları bağlamında getirdiğimiz 10'uncu sınıf felsefe dersinde, akıl yürütme, spekülasyon maharetlerini gençlere kazandırma amaçlanıyor. Bu maharet kazandırıldıktan sonra 11'inci sınıf felsefe dersinde ontoloji konusu tarihi gelişim içinde verilecektir. Natürel olarak bu gelişimin duraklarından biri olan evrimin yanı sıra diğer ontolojik ve kozmolojik görüşler de verilecektir. Biz evrim ile ilgili bir düzeylendirme, öğrenci gelişim düzeylerine uyumlandırma ve disiplinler arası bir yaklaşımı getirdik." ifadelerini kullandı.

 

HANGİ KONULAR ÜST ÖĞRETİME BIRAKILDI?

Yılmaz, fizik dersindeki elektrik devreleri konusunda Kirşof Yasası ile Akımlar ve Gerilimler Yasayı'nu bir üst öğrenim düzeyine bıraktıklarını belirtti.

İsmet Yılmaz, herkesin evrim konusunun üst eğitim programına bırakılmasını konuştuğunu ancak Kirşof Yasası gibi konularda görüş beyan etmediğini, bu tartışmanın bilimsel gerçeklikten hareketten ziyade, bir tarafta bulunma ve o doğrultuda bir görüş bildirme üzerinden yapıldığı değerlendirmesinde bulundu.

Fizikte Maxwell Denklemleri'nin açıklanması ile elektromanyetik dalgaların oluşum yollarının izah etmesi ile "x" ışınları ele geçirilme yolları ve canlılar üzerindeki tesirleri gibi konuların da üst öğrenim müessesenine bırakıldığını aktaran Yılmaz, bu konular üzerinde de bir yorumun getirilmediğini ifade etti.

Kimya dersinde de elektromanyetik ışınların dalga ve tanecik karakteri, elektromanyetik çeşitlilik, sistem ve iç enerji konularının da üst öğrenim programına bırakıldığını bildiren Bakan Yılmaz, kelam dersinde Eşarilik ve Maturidilik arasındaki görüş ayrılıkları konusunun da düzey üstü değerlendirildiğinden bir üst öğrenim müessesenine bırakıldığını kaydetti.

 

GELECEK HAFTA MECBURİ DİN DERSİ ASKIYA ÇIKIYOR

Yılmaz, bir sual üzerine, mecburi din dersi müfredat krokisinin gelecek hafta izah edeceğini belirtti.

Askı süreci için bir haftalık müddet vereceklerini aktaran İsmet Yılmaz, "Bütün görüşleri aldıktan sonra yetiştirebilirsek, ki yetiştirebileceğimizi düşünüyoruz. Önümüzdeki eğitim öğretim seneninde yeni müfredatla başlayacağız." diye konuştu.

Yılmaz, bir başka sual üzerine, Ulusal Mücadele'nin önderi ve Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirlerine, ulusal mücadelenin millete açtığı ufkun getirdiği fikri gelişimin gereklerine öğretim programlarında açıkça yer verdiklerini kaydetti.

Ulusal Mücadele'nin ve tam bağımsızlığın ehemmiyetinin programlarda her fırsatta vurgulandığını aktaran Bakan Yılmaz, "Bakanlığımız tarafından yenileme çalışması bitiren öğretim programlarının temelinde bilimsellik, muasırlık, akılcılık, ilericilik, millilik nitelikleri vardır. Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren temel eksen olarak kabul edilen bu temel, bizim eğitim anlayışımızın da temelidir. Atatürk'ün Cumhuriyet'in kuruluşunda eğitim ile ilgili gösterdiği amaçlar, eğitim bilimlerinin ve derslerinin içinde bulunduğu alakalı bilim alanlarında dikkate alınarak dile getirilmiştir." dedi.

 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN HAYATI

İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi konularına ilişkin de ayrıntıları paylaşan Yılmaz, bu derste Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1. Dünya Savaşı'na kadar süren eğitim ve askerlik hayatının içinde bulunduğu toplumun politik, sosyal ve kültürel yapısı ile ilişkilendirilmesi, ayrı olarak eğitimi, öğretmenlerinin kişiliğinin oluşumuna tesirlerinin değerlendirilmesi, Selanik, Manastır, İstanbul, Şam ve Sofya şehirlerindeki siyasi ve sosyal ortamı ile okuduğu kitapların yerli ve yabancı düşünürlerin fikir akımlarının tesirleri ile Çanakkale Cephesi'ndeki zaferler ve milli mücadele gibi konuların bulunduğunu anlattı.

İsmet Yılmaz, bu derste ayrıca Milli Mücadeleye katılan İsmet İnönü, Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak, Sütçü İmam, kadın kahramanlardan Halide onbaşı, Şerife Bacı, Fatma Seher Erden, Gördesli Makbule, Tayyar Rahmiye gibi isimlerin yeni müfredatta bulunduğuna vurgu yaptı.

 

Yılmaz, bu derste öğretilecek başlıkları saydıktan sonra, "Şimdi sorarım. Atatürk'ün hangi kazanımıyla alakası vardı da çıkarıldı? Hangi konu eksik kaldı? Tek kimse söyleyebilir mi? Atatürk'e ilişkin öğretilmesi şart olan ancak çıkarılan hiçbir konu yoktur. " ifadelerini kullandı.

Gerçek Atatürkçülüğün, Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i güçlendirmekten geçtiğini vurgulayan Bakan Yılmaz, "Şayet Türkiye'yi siz borç alan bir ülke vaziyetine getiriyorsanız, Atatürkçülükten söz ettiğinizde doğru bir şey yapmış olmuyorsunuz. Şayet Türkiye yardım alan bir ülke idi ise siz o vakit Atatürk'ü anlamamışsınız demektir. Türkiye'yi kuvvetli kılarsanız, en büyük Atatürk'ün yolunda ilerliyorsunuzdur. Şayet Türkiye'yi muhtaç hale getirirseniz, o vakit sözde Atatürkçü olursunuz. Biz sözde değil özde Türkiye Cumhuriyeti'ni güçlendirmek için çalışıyoruz." şeklinde konuştu.

KAPTAN PROGRAM BAŞLIYOR

Ortaokul 5'inci sınıflarda yabancı dil ağırlıklı eğitim hedefine ait bilgi veren Yılmaz, yeni uygulamayı kaptan şehirlerden başlatacaklarını, neticeye göre yabancı dil eğitimini Türkiye'nin tamamında gerçekleştireceklerini dile getirdi.

 

İsmet Yılmaz, "Şu anda atanmak üzere bekleyen İngilizce öğretmenlerinin hepsini alsak dahi ihtiyacımızı karşılamıyor. Buradan mevcut İngilizce öğretmenlere hizmet içi eğitimlerin arttırılması gerekli. Hepsini alsak dahi ihtiyacımız var. ÖYLEYSE Türkiye'de İngilizce eğitimi veren kurslar, üniversiteler ve diğer okullar dahil bir iş birliği yapılması gerekli." diye konuştu.

Kaptan okullarda mecburi derslerin yanı sıra toplam mecburi yabancı dil dersi verileceğini, uygulama sürecinde öğretmen eğitimleri ölçme, değerlendirme sisteminin yine yapılandırılması ve izleme değerlendirme çalışmalarında bulunulacağını ifade eden Yılmaz, "Pilot okulların belirlenmesi emeliyle 81 şehirden belirli kriterlere göre uygulama yapacak okulların listesi şu an için 681 olarak belirlendi. Yaklaşık öğrenci sayısı ise 120 bine yakın. İnşallah bu uygulama başarılı olduğunda, diğer okullarımıza yansıtacağız." diye konuştu.

TEOG'DA AÇIK UÇLU SORU DÖNEMİ

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) Sistemi dahilinde yapılacak sınavlarda açık uçlu sorularla alakalı bir soru üzerine Bakan Yılmaz, şunları söyledi:

"Bundan sonra yapılacak ilk TEOG'dan başlamak üzere 6-8 arasında açık uçlu soruyu öğrencilerimize sormayı öngörüyoruz. Bu soruların net bir şekilde ölçülebilir olmasına ehemmiyet veriyoruz. Dolayısıyla rastgele bir tartışmaya gerek kalmadan, şahsi yorumu içermeyecek fakat verilen bilgileri çözümleyerek soruları yanıtlayabilecekleri açık uçlu soruların sorulmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Eğitimin kalitesinin artırılmasını istiyoruz. Bu hedef doğrultusunda açık uçlu sorular, objektif, puanlanabilen sorulardan oluşacak."

 

"DOĞRUSUNUN ASLINDAN ÖĞRENİLMESİ LAZIM" 

Yeni müfredatta cihat kavramına yer verilip verilmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine Yılmaz, bu kavramın imam hatip liselerinde fıkıh ve temel dini bilgiler derslerinde bulunduğunu belirtti.

Cihat ile alakalı kavramın Kur'an-ı Kerim'de bir ayette geçtiğine işaret eden İsmet Yılmaz, şöyle konuştu:

"Dolayısıyla siz buna yok deseniz de o yok olmuyor. Dolayısıyla öyleyse doğrusunu ve çerçevesini evlatlarımıza öğretmemiz lazım. Bunu yaparsak yanlış anlamaları da ortadan kaldıracağız. Dört başı mamur şekilde cihat kavramının evlatlarımıza verilmesi bu ülkenin en büyük kazanımıdır. Cihadın gerçek manası ülkenizi sevmektir, vatanınızı sevmektir. Kırmak, dökmek, savaşmak bunun içine girmez. Ama vatan savunması gerekiyorsa Mehmetçik, asker niçin var? Niye şehitlerimiz var? Dolayısıyla cihadın ne olup olmadığının öğretilmesi de bizim Bakanlığımızın asli görevleri arasındadır. Bundan rahatsız olmaya gerek yok. Sizin dışınızdaki birileri cihat kelimesini ortaya attığında, bizim gençler bunu merak edip yanlış yerden mi bilgi edinmesi daha doğru olur, yoksa böyle bir şey dinimizde var, doğrusu nedir diye onun aslından öğrenmesi lazım. Dolayısıyla biz cihat kavramının ne olduğunu ve ne olmadığını din derslerinde, fıkıh derslerinde evlatlarımıza vermek istiyoruz."

 

15 TEMMUZ YENİ MÜFREDATTA 

Aktüellenen öğretim programları arasında yer alan 4, 5, 6 ve 7'nci sınıflarda okutulan sosyal bilgiler dersi öğretim programında "toplumsal hayatımızda demokrasi" kazanımının işlenmesi esnasında, 15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Milli Birlik Günü'nün ele alınmasını isteyeceklerini bildiren Yılmaz, Türkçe dersleri ile Anadolu imam hatip lisesi meslek derslerinde de 15 Temmuz'un da bulunacağını kaydetti.

Bakan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Ayrıca ortaöğretim modern Türk ve dünya tarihi dersinde '90 sonrası Türkiye'de olan siyasi ekonomik, sosyokültürel ve bilimsel gelişmeleri izah eder' kazanımı bulunuyor. Burada da FETÖ, Paralel Devlet Yapılanması'nın yapısı, emel ve hedefleri ile 17-25 Aralık 2013 ve 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsündeki rolleri ele alınsın istiyoruz. Ortaöğretimde Türk dili ve edebiyatı dersinde destan ve efsane birimimiz var. Burada 15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve şehitleri ile ilgili talebelerin seçenek ettiği bir türde yazı yazması istenecek. Ortaöğretim inkılap tarihi ve Atatürk dersi, önceden Atatürk'ün ölümü ile beraber duruyordu. Şimdi 2016'ya kadar getiriyoruz. 90 sonrası gelişmelerde, 28 Şubat müdahalesi, 27 Nisan e-muhtırası ve 15 Temmuz darbe girişiminin tesirlerine değinilmesini istiyoruz. Terörün ve terör örgütlerinin PKK, DEAŞ, FETÖ'nün ortaya çıkış nedenleri ile terörü önlemeye yönelik önlemlere, 15 Temmuz 2016 darbe kalkışması örneği üzerinden değinilmesini istiyoruz. Bir destan, bir efsane, bir kahramanlık öyküsü. Bu ülkede ebediyen hür ve bağımsız yaşatacak olan istem, milletin kendi demokrasisine, vatanına, milletine sahip çıkma kararlılığıdır. Demokrasi, şayet sahip çıkarsanız siz onu hak ediyorsunuz demektir. Türk milleti, 15 Temmuz'da demokrasiyi ve ulusal istemi hak ettiğini, hem de dünyada hiçbir ülke yurttaşlarının hak etmediği kadar hak ettiğini gösterdi. Bundan dolayı bu kazanımın nesilden nesile aktarılması için 80 milyon hep birlikte çalışmamız gerekli. Her bölgeden insanımız var. Bu ulusal birlik ve demokrasi kazanımımızı nesilden nesile aktaracağız."

 

Terör örgütleri PKK, DEAŞ ve FETÖ'nün kavram olarak müfredatta bulunup almadığına ait bir sual üzerine de Yılmaz, "Yer alacak. Türkiye'de 1990 sonrası yaşanan politik, ekonomik gelişmeleri dikkate alıp da terörü görmeden olmaz. Dolayısıyla terörle yaşıyor muyuz? Terörden söz etmediğimizde ortadan kalkıyor mu? Bence bunların bulunması uygun olur diye düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

İsmet Yılmaz, yeni müfredat için görüş ve tekliflere açık olduklarını da ifade etti.

Okullar ne vakit açılacak Yaz tatili ne vakit bitiyor

okullar ne zaman açılacak yaz tatili ne zaman bitiyor
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
PS4 Yazılım Güncellemesi İle Sorunu Çözüldü
PS4 Yazılım Güncellemesi İle Sorunu Çözüldü
Trump Serbest Bırakılan Rahip Brunson ve Türkiye Hakkında Konuştu
Trump Serbest Bırakılan Rahip Brunson ve Türkiye Hakkında Konuştu