Kanser tedavisi için kötü bir hücre tespit edildi.!

Kan ve kök hücreden yapay deri üreten Prof. Dr. Ercüment Ovalı, dünya çapında başarıların hikâyesini

Kanser tedavisi için kötü bir hücre tespit edildi.!
Kanser tedavisi için kötü bir hücre tespit edildi.! Seyfullah
Bu içerik 965 kez okundu.

Prof. Dr. Ercüment Ovalı’yı 10 sene önce bir Trabzon yolcununda tanıdım. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde açmaya hazırlandığı kök hücre laboratuvarı ATİ’yi (Gelecek) gezdim, “Burada gelecek var” dedim. Ancak geçen sürede başına gelmeyen kalmadı. İsimi Ergenekon iddianamesine girdi, yargılanıyor. Hrant Dink suikastı maznunlarıyla ilgili suçlandı, kanser hastalarından yüksek meblağlar alıp gözlem ilaçlarıyla ölüme sürüklemekle itham edildi. ATİ’yi bırakmak zorunda kaldı. Sonrasında İstanbul’da bir kapı açıldı, tekrar çalışmaya başladı. Evvelki hafta “Kan ve Kök Hücreden yapay Cilt İmalatı” başka bir söylemle ‘DermoTürk’ ile AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Derneği’nin ‘En İyi Tecrübi Araştırma’ ödülünü aldı. Ödülü de Trabzon’da PKK’nın şehit etmiş olduğu 15 yaşlarında olan Eren Bülbül’e adadı. Şimdi mutlu, gururlu. İyi ancak o 10 yıl müddetince neler yaşadı? İşte, Türkiye’de yaşayan bir bilim insanının ve çok önemli bir ödülün uçtan uca savrulan trajikomik hikâyesi...

- Ödül almış olduğunız çalışmanın önemi ne?

Sadece ben yapmadım, ekip işi. 120’den fazla insanoğlunun parmağı var, ben öne çıktım. Yoksa bu noktaya gelemezdik, çünkü ürün aslen yeni değil.

- İçeriği nedir?

Amacımız kök hücreyle yanık rehabilitasyonuydu. Standart pıhtının yapısı gevşektir. İçerisine aradaki çapraz bağı güçlendiriciler ve erimeyi engelleyici bir madde katıyoruz. Sırrımız o. Hemen sonra yağ kök hücrelerini alıp ekiyoruz. Belli müddette bunun alt tabakasında yağ kaynaklı kök hücreler çoğalıyor. Üzerine ciltten alınan hücreler yerleştiriliyor ve çoğaltıp iki tabakalı doku ele geçiriliyor. Steril hava akımı da verilerek üstte üçüncü bir tabakanın oluşması (keratin) sağlanıyor.

- Organik başka bir deyişle?

Tüm parçalar hastanın kendisinden. Ürün önce farede denedi. Bakanlıktan müsaade alıp 6 hastaya uyguladık. 2. Derece yanıklarda çok iyi netice verdi.

- Kime uyguladınız?

Sözgelimi nar ekşisi kazanına düşmüş bir çocuğa. 7 gün sonra oluşan cilt, bebek cildi gibiydi. Cildi koymadığımız yerdeki doku kargacık burgacık haldeyken, alttan bütünüyle sıhhatli cilt geldi. Hem de yalnızca cilt değil derinin organelleri de oluştu.

- Peki sonra?

Ufak fare sırtında neticelar güzeldi. Ancak insan cildi metrekarelik yanıklar demek. Nitekim 2. Derece yanıkta ele geçirdiğimiz insan verilerini 3. Evre yanıkta alamadık; çünkü iyileşme bitirene kadar çok uzun süre kalması gerek. İnsan çalışmasını durdurduk. Daha önceki modellerimizde bunun sürenini 1 haftaya kadar uzatabildik. 2. Derece yanık için 1 hafta dayanıklılık yetti. Ancak 3’te yetmiyor. Küçük yönlendirme yapmış olduk. Istakoz kabuğundan genepin dene maddeye kadar, sertleştirmek için içine katmadığımız şey kalmadı. Bu aşamadan sonra da bulduğumuz o maddeyle 14 gün civarlarına çıktı.

‘YÜZ NAKLİNE UYGUN, SIFIR İZ’

- 3. Derece yanıklarda işe yaradı mı?

Ödül aldığımız ürün 3. Mertebe yanıkların yüzde 30’unda tesirli oldu, yüzde 70’inde işe yaramadı. Geçen 1.5 yılda iki sürüm ileri taşıdık ve şu an 2 misli daha iyiyiz. Bakanlık onayları bitti, önümüzdeki ay insan üzerinde uygulayacağız. İsimi DermoTürk. Bir takım örneklerimizde implante edilen derinin dikiş olmazsa nereye ilave etmiş olduğini anlayamayacak kadar iyi olduğu gözlendi, sıfır iz kalıyor. Yüz naklinin çaresi olabilir, zira derinin dayanıklılık müddeti 1 aya uzamış görünüyor. Bu da dokunun hastaya iyileşmesi için 1 ay müddet vermesi demek. Yeni sürümün patentini de alıyoruz.

- Bu noktaya gelinene kadar ne kadar harcandı?

Son projemle beraber 9 yıldaki yatırımlar 10 milyon dolara ulaştı.

- Kazancı?

Bu ödül zati bunu ödedi. Natürel ürün piyasaya çıktığında parasal kazancı olacak, bir olasılık ben göremeyeceğim. Ancak bu işi, isminiz veya kavga ediniz için yaparsınız. Size inanmayanlara göstermek için.

Prof. Ovalı, geçtiğimiz hafta Türkiye sıhhat Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Bilim Kurulu azalığına seçildi.

‘KÖKKİT’İ YAPTIM hepimiz KULLANDI’

- aslında kaç senelik bir emeğin ürünü bu ödül?

2003’lere dayanıyor. 1995’te hücresel rehabilitasyon ihtisasına başladım. Kök hücreden üretilecek ‘dendritik hücre’ daha yeni mevzuşuluyordu. Bağışıklığın çok önemli bir hücresi. Biz deneyim edelim, dedik. Mukadderatmı değiştiren bu oldu.

- Neyi arıyordunuz?

Kök hücreden, bağışıklığın en önemli uyanan hücresini yapabilmeyi... Zira bu, kanser aşısına giden yolda çok önemli bir hücre. Ama kök hücreyi dondurmak, gizlemek gibi problemler vardı. O dönem çıkardığım bir kit Türkiye’de öyle dağıldı ki kullanmayan kalmadı.

- Ne kiti bu?

Hücreyi doğru dondurabilmek için bir aparat geliştirdim. ‘Kökkit’ dendi buna. Bir firma benden satma desturu istedi. Uzun yıllar iyi de kazandılar. 7 sene kullanıldı. 1998’de de Karadeniz’in ilk transplantını (naklini) yapmış oldum.

- sonrasında?

Kongre için gittiğim AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’de çok bilinen kişi bir hematolog hanıma rastladım. Şirket açmış, amacı kök hücre üretip rehabilitasyona sunmak. Anlamış oldum ki iş çok önemli. Osiris tecrübe et şirket hâlâ var. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ silahlı gücüne kök hücre sattılar. Nükleer harpta askerler yaralanırsa ağır kemik iliği yetmezliği ve bağırsak hasarlarını rehabilitasyon için enjekte edecekler. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ silahlı gücü 40 bin doz için Osiris’e 200 milyon dolar ödedi.

‘KİLO BAŞINA 1 MİLYON HÜCRE’

- Her hücre her insana enjekte edilebiliyor mu?

Hazır, dondurulmuş vaziyette, dozunu hastaya göre ayarlıyorsunuz. Bugün en çok kullanılan dozu kilo başına 1 milyon hücre. 70 kiloysanız 70 milyon hücre enjekte edilecek, böylelikle ışınım enteritini durdurabiliyor. Osiris, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ silahlı gücüyle büyüdü ve bir sürü muayenehane çalışma yaptı. Ben de Osiris’i yansılamak etmeye başladım. Tabii bunu Türkiye’de anlatıp fon bulabilmeniz imkansız. Kök hücre ne bilinmiyor.

- Ne yapmış oldunız?

KTÜ’deki rektörüm Prof. Dr. Türkay Tüdeş’e söyledim. Yıl 2002. Bana inandığını söyledi. Kök hücre projem için 2 milyon lira gerekiyordu, üniversitenin toplam Ar-Ge bütçesi 2 milyon liraydı...

- Sonradan ortak buldunuz. İçlerinde TSK Vakfı da vardı. Neden ortak oldular?

O dönem teknokent yasası yeni çıkmıştı fakat Trabzon’da yoktu. YÖK yasasına kıyasla teknokentiniz yoksa üniversite-özel sektör ortaklaşa iş sadece TSK işbirlikleriyle olasıydı. Böylelikle üniversite şirkete iştirak edebiliyordu. 350 bin TL üniversite verdi, 600 bin TL yatırımcılardan topladım. Bir ara AK Parti’de vekillik yapan askeri Prof. Dr. Cevdet Erdöl’le gidip TSK’yı ikna ettik. TSK plazma fraksinasyon laboratuvarı oluşturmak istiyordu. İnsan kanından albümin, müessir 8, müessir 9, IVIG üretilecekti. Askerinize kan yerine geçebilecek dondurulmuş albümin, plazma gibi hazır ürünler olması gerekli. TSK o zaman kanın tek kaynağı, askerlerden toplanıyor. Savaşı düşünerek bu fabrikanın kurulmasına çalışıyordu. “bize yardım edersen hepimiz de sana yardım ederiz” dediler.

- Kimle konuşuyordunuz?

Orgeneral Saldıray Berk (Eski 3. Silahlı güç ve EDOK komutanı). Anlaşma yaptık. Ben onların plazma fraksinasyonlarına danışmanlık yapacağım, onlar da bizlere ortak olacak. TSK vakıflarının bir şirketi olan Türk Tıbsan’ın bize ortak olması üzerine İş Bankası da ortak oldu. 2006’da sizlerin de ziyaret ettiğiniz Trabzon’daki ATİ Teknoloji’yi kurabildik. En son ortak sayısı 60’ın üzerine çıktı. 2007’de ürün geliştirmeye başladık.

- sözgelimi?

Özellikle genç yaş ağır hasarlarında, laboratuvarda hastanın kıkırdağını üretip implante edersiniz. MACI diye geçer (Membrane Associated Chondrocyte Implantasyonu). MACI’nin bir membranı çok pahalıydı. “Yerli alternatif yaratabilir miyiz” dedik.

- Membran ne?

Kıkırdak dokusunu üretmeniz için kullanılacak iskele. Kendimiz yapabiliriz fakat bileşik yapmaya kalktığınızda bir sürü kurala tabisiniz. Piyasaya çıkarmamız asgari 5 yıl alırdı ve ATİ’nin gücü yoktu. O dönem tıbbi kurallara takılmayacak en güzel şey greft kapsamındakilerdi. Sizden bir doku alıp yeniden sizde uygularsam bu grefttir. İlaç benzer biçimde davranılmaz. “Plazmadan ele geçirilen pıhtıyı iskele olarak kullanabiliriz” dedim. Hızla çalıştık, netice mükemmel. Almanya’daki üründen iyiydi, çünkü o ürün katıydı; açık cerrahiyle yerleştirmek gerekiyordu. Bizimki camcı macunu kıvamında, açık cerrahi olmadan yerleştirilebiliyordu. Yalnızca bu kez karakteri değiştiği için yeni kurallara takıldı. Baktık altından kalkamayacağız; projeyi erteledik. Parasızlık yüzünden bıraktığımız ve bugün ödül almış olduğumız o ürün yıllarca rafta kaldı.

- Burada iyi mi dirildi?

Bezmiâlem Üniversitesi’nde plastik operatör arkadaşlarım var, “bizlere cilt çok gerekli, yapması olanaksız mısın” dediler. Yıllar önce kullandığım bu matriks aklıma geldi...

- o kadar bilim insanı var. Sizde ne fazla da bu ödül alındı?

Yapay derinin sentetik olanlarının çok daha gelişmişi piyasada satılıyor. Santimi 1500 Euro. Bununla birlikte pıhtı kullananları da var. Ama sonucu bu kadar iyi olan yok. Ben birazcık iyi taklit ediyorum. Kim neye yatırım yapıyor bakıyorum. Dön ve ufak farkı yakala!

Prof. Dr. Ercüment Ovalı evli, 2 çocuğu var. Anne tarafı Trabzon’dan, baba tarafı Buhara ve Kırım’dan geliyor. ATİ Teknoloji dışında Türkiye’de aktif olarak kurduğu 3 merkez var. Acıbadem’e bağlı Labcell, Kayseri’deki Genkök hücre laboratuvarı ve Ankara’da projesini bitirip devrettiği bir merkez. Ayrı olarak Türkkök projesinin de başlangıçta bizzat içinde bulunmuş oldu.

DOĞAL KATİLLERLE KANSER MÜCADELESİ

- yapay cilt dışında ne üzerinde çalışıyorsunuz?

CAR-T cell, NK-92 ve CAR-NK çalışmaları başlıyor şimdi. 20’şer hastadan 3’er grup yapacağız. Her çalışma için tahmini bedel 1 milyon dolar. Devletten destek bulacağımıza inanıyoruz.

- CAR ne demek?

Cimerik, antigen reseptör. Başka bir söylemle normalde hücrenin üzerinde olmayan tümörü yakalayıcı bir reseptör. Tümüyle genetik mühendislik yaratıı. T hücresi genetiğini değiştirerek bu reseptörü T hücrelerine takıyoruz ve T hücresinin tümörle savaş gücünü artırıyoruz.

- NK ne demek?

‘Natural killer’, tabii-öldürücü hücreler kanser rehabilitasyonunda tecrübe eden bir başka hücre grubu. NK92 ise 1992’de can vermiş bir insanın kanserleşmiş NK hücreleri. Yeni projelerimizde CAR T hücrelerden fark olarak, NK92 dene öldürücü kanser hücrelerine CAR reseptörü takıyoruz. Ortaya çıkacak CAR-NK92’lerin CAR-T hücrelerinden kolay ulaşılabilir, daha etkin ama daha azca yan tesire haiz olacağını düşünüyoruz.

- Başka bir söylemle siz ölüme yol açan bir hücreyi hayatı sağlamak için kullanıyorsunuz?

Evet. Dünya laboratuvarlarında gözlem için kullanılıyor. Türkiye’de sadece bizde var. Satın alıp genetiğini değiştirdik.

- Başka bir söylemle can vermiş bir kanser hastası mı kurtaracak kanserden dünyayı.

Ümit ediyoruz. Hayvan üzerindeki neticeleri kasımda açıklaması tasarılıyoruz. İnsan üzerindeki neticelar mart, nisan benzer biçimde. Bu metotla seçeneğini yitirmiş lösemi, lenfoma, myeloma benzer biçimde hastaların yüzde 95’i 3 sene daha sağ kalabiliyor. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’de bu rehabilitasyonun bedeli 450 bin dolar. Bu, ülkeme hücresel rehabilitasyondaki son mükafaatım olacak.

- Hücrenin genetiğini değiştirerek ne yapmış oluyorsunuz?

Kanser rehabilitasyonunda bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz rehabilitasyonunuz için yeterli olmuyor. Vücudunuzdaki bir hücre diğerine bir yere kadar saldırabilir. Daha sonrasına vücut genetiği izin vermez. Kolunuzu bir yere vurduğunuzda çürüyen hücreleri vücut atmaya çalışır fakat attıktan sonra durur. Durmaz ise kolunuzu yemeye adım atar ve bir süre sonrasında tüm vücudunuzu kaybedersiniz. Bunun olmaması için, bir hücrenizin diğerine saldırısı bir genetik kodla kesilmiştir. Bağışıklık hücreleri mikroba karşı savaştığı şeklinde kanserle savaşmaz. “CAR-T cell” dediğimiz şey o kodu kırıyor ve bir mikropla savaşır gibi kanserle cenkmasını sağlıyor. Korkunç bir savaşım; rehabilitasyonun yüzde 20 ölüm rizikosu var. Söz ettiğim hasta grubunun sağ kalma ihtimali 3 ay. Şu an bu insanların çoğu sağ ve 3. Seneninı doldurmuş.

- Hangi hastalar? Tecrübe ettiniz mi?

Bizim yerli ürün pre-muayenehane çalışmaları başarıyla geçerse yılbaşından sonrasında Faz I/II çalışma dahilinde test2 edilecek. Kök hücreyi ilk ürettiğimizde yabancı firmalar Türkiye’ye getirip satamadılar, onların önünü kestik. Şu an dünya devi 4 şirket, Türkiye’ye satmak için girmek üzereler fakat yerli bir rakiple karşı karşıya kalacaklar.

‘ORGANİK HOŞAF AKILLI İŞTİ’

Bir organik hoşaf hikâyesidir gidiyor. Aslen çok güzel çalışma, akıllı bir proje. Özel bir şey katmadan ürünün ömrünü uzatıyorsunuz. Satılabilirlik, kullanılabilirlik değeri yüksek. Katkı maddesi de yok. Ama kötü bir isim ne hale getirdi, alay mevzusu oldu. Değişik bir başlıkla sunsaydı sonuç çok değişik olurdu. İşte ekibin önemi o. Ürününüz iyi olabilir, onu kötü sunarsanız kimse anlamaz; çok güzel bir ürün ve düşünce çöpe gider.

Prof. Ovalı ödül alan yazı için Bezmiâlem Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ethem Güneren’e, editörlük icra eden Prof. Dr. Mehmet Veli Karaaltın ve Prof. Dr. İbrahim Canter’e, çalışmanın ilk sürümünü yapan Dr. Nilay Yoğun, Dr. Emre Gönenç Baygöl ve çalışmadaki ilk isim Mustafa Aykut Özpur’a teşekkür ediyor.

YILLARCA BAŞI DAVALARDAN KURTULMADI

- Ödül için icra ettiğinız açıklamada “bir gün bu ürünün gelişimindeki trajikomik hikâyeyi anlatırım” demiştiniz...

Artık anlatmamaya karar verdim, kitap yapacağım. İçerisinde insanların iyi tanıdığı isimler olacak. Anlatılan her şeyin gerçek olduğu, hiciv tarzında bir şey.

- Başınıza gelenlerin sebebi bir dönem siyasete bulaşmış olmanız olabilir mi?

Benim bildiğim okumak, yazmak, laboratuvarda çalışmak... Çok akıllı adamım, vatan hesabına mücadelemi yalnızca bilimle yapabilirim. Bunu siyaset görüyorsanız, evet siyaset. “Ödülü Eren Bülbül’e neden adadınız” diye soracaktır olursanız, çok duygulanmıştım, onun için bir şey yapılması gerekiyordu. Bu ülkede çok insan can verdi, isimlerini kimse hatırlamıyor. Herkes kendi derdinde. Asker çocuğuyum, ailem Mustafa Kemal Atatürkçü bir aile. Eren’in resimde eli cebinde duruşu bana Atatürk’ü hatırlattı.

- “Hücre araştırmaları alana getiren bir insan”ken Ergenekon iddianamesinde isminiz “Ergenekon hücresi” şeklinde geçti. Iyi mi oldu bu?

Benim de kafam almıyor. “neden Ergenekon’un bir parçası haline getirildim?” arkadaşlarım “ATİ’nin açılışında Fethullah Gülen’e küfrettiğin için böyle oldu” diye mevzuştu. Ben hatırlamıyorum ama yapmış olabilirim. Atatürkçüyüm ve insanoğluı tarikatla yönetmeye, inançlarıyla sömürmeye çalışmak kabul edebileceğim bir şey değil. Bilim haricindeki şeylerle insanoğluı şekillendirmeye çalışanlardan nefret ederim. ATİ’nin ortakları belli. TSK filan... Belki tesisi ele geçirmek istediler. Ama tesisler, makineler, onu kullanacak adam şayet olmazsa işe yaramaz.

- Sonradan tüm yaşadıklarınızı FETÖ’ye bağlayacak yeterince işaret var mı?

Çok. Ama hepsini kitapta anlatacağım.

- Ergenekon iddianamesinde bazı müzakere tapeleriniz var. Dava ne durumda?

Devam ediyor, 6 yıl 3 ay ceza verdiler. Hâlâ yargılanıyorum. Mesele yargılanmak değil, ceza da alabilirsiniz. Fakat tırnaklarımla kazıdığım, her şeyi göze aldığım imgesel kaybedebilirdim. Bana maksimum koyacak buydu. Bir sürü yerden aktarma teklifi geldi, geliyor. Aslabir yere gitmem, zira Acıbadem inandı ve yatırım yaptı. Yargılandığım dönemde oradaki tüm doktorlara hakkımda, “Bu adamla nasıl çalışıyorsunuz” diye ileti attılar. Kimse ciddiye almadı. Çok kırgın olduğum bir gazeteci var, özür dilemesi gerekecek. Hrant Dink’in katillerini müdafaa ettiğimi yazmış ve ben o saatte tutukluydum. Müdafa hakkım bile yoktu.

- Hrant Dink’in katillerini müdafaa etmekle kabahatlandınız evet...

Erhan Tuncel’e rapor vermişim, Yasin Hayal’e dernekte iş vermişim... Memleketimde miting yapmış oldular, benim adımı bağırdılar, bunları unutmadım. Ama şimdi hep birlikte Fethullah düşmanıyız. Birileri bir şey demek zorunda. Ergenekon’a kadar bakanlığın her komisyonunda bulundum. Fark fikirde olduğumu hepimiz biliyordu ama 2009’a kadar bakanlıkla çalıştım. Ondan sonrasında Ar-Ge fonlarına danışıyoruz para yok, bütün kapılar kapandı.

- İstanbul’a nasıl geldiniz?

KTÜ’den ayrılıp emekli olacaktım. Çünkü her gün önüme tahkikat zarfı geliyordu. Sadece 3 kişi hakkımda 1700 yakıntı dilekçesi hazırladı. Tam sistemin istediğini yapacaktım ki, buradan teklif geldi. Önce danışmanlıkla başladım, 2010’da kadrolu oldum.

- Destursuz tecrübi kanser ilacıyla hastaları öldürdüğünüz kabahatlaması da o dönemdeydi.

O olay Ergenekon’a hazırlıktı. ATİ’nin açılmasıyla başladı. Ercüment Ovalı’yı Ergenekon’dan içeri iyi mi alabilirsiniz? İnsanları ikna edebilecek bir şeye gereksinimları vardı. Hepsinden aklandım. Şu an hastalarla ilgili tek davam yok.

- 25 hasta mıydı?

Hayır, o asılsız, toplamda 18 hasta.

- Kaç hasta dava açmıştı?

Bir hasta haricinde hastalar yakıntı ediyormuş benzer biçimde davalar açılıyor... O kişiyi ve adliyedeki suç ortağını avukatım belirledi. Yakıntı ettik, adliye çalışanı konusunda tahkikat açıldı fakat savcılık tarafınca kapatıldı. O savcı şu an içeride.

- Hasta başına 30 bin lira aldığınız söyleniyordu?

Öyle bir şey yok. Her hasta için 18 defa ayrı ayrı yargılandım. 7 ayrı mahkeme, 12’den fazla hâkimin kararı sonucunda Yargıtay onayları... Ne oldu? Bir tane ceza yok.

- Ergenekon’daki durumunuz?

Duruşmalar tekrar ekimde başlıyor.

- Bu süreçte yurtdışına gitmeyi düşünmediniz mi?

Çok öneri geldi fakat düşünmedim. Zati yurtdışı yasağım vardı.

- Ne kadar sürdü?

8 yıl. Bilgi alabileceğim bir sürü uluslararası kongresi buradan izledim. Hırs güzel bir şey, rahat bıraksalardı belki bir-iki güzel yazı, bir iki havalı sunumdan sonra entel dantel dolaşıyor olabilirdim.

Labcell’de 60 bin kan ve hücre örneği bulunuyor

PROJELER

Prof. Ovalı ve ekibi şu an 18 ayrı kök hücre ve nakil projesi üzerinde çalışıyor. Bazılarını anlattılar:

- Çok yakında 3d ile yapay kulak gelecek. Sonrasında suni soluk borusu. Tüm bu uzuv taslaklarını tekrar hastanın kendi dokularından yaratıyoruz, kök hücreden-kandan ama bu modellerde sentetik bileşenler de var. Soluk borumuzun tavşan sonuçları yayınlandı, çok başarılı. Şimdi domuzlarda test2 edeceğiz ve sonrasında tanrıın müsaadesiyle insanlarda.

- Üçlü ayrıştırma kanalıyla kemik iliği naklinde doku uyumu sorununu ortadan kaldırmak -yüzde 50 uyumlu da olsa ilik nakli... Aslına bakarsak dünyada uygulanan bir teknoloji ama her vakitki şeklinde bize has geliştirmeler barındırıyor. Balkan ülkeleri, Ortadoğu, Rusya’dan bizlere hastalar geliyor.

- Bir öteki projemiz yapay kalp: Rastgele bir kadavraya ait kalbin hücreden temizlendikten sonra nakledilecek hastaya ilişik hücrelerle kaplanması prensibine dayanıyor. İlk tecrübelerimizde bu kalbin hafifçe adalemesini sağlayabildik.

- Duchenne Muskuler Distrofi projesi. Kas erimesi ile izleyen ölümcül bir hastalık bu. İlk faz I/II çalışmasında hasta sağ kalımlarını 3 yıl artırmayı başardık. İkinci faz I/II çalışma ise devam ediyor. Size erişmeden önce, dünyanın bilmediği bir raporu bakanlığa yolladım. Bakanlık açıklama eder. Kanser hastalarında hasta ömrünü 6 ay uzatan bir molekül Nobel ödülü aldı. Dolayısıyla Duchenne gibi bir hastalığı 3 yıl durdurabiliyorsanız ya da yavaşlatabiliyorsanız, bu önemli.

- Biyokemik projesi: Dünyada ilk defa insan kaynaklı kemik ve kök hücrelerden oluşan yapay çene kemiği başarıyla klinikte uygulandı. Bu proje geliştirilecek.

- Kanser aşılarının geliştirilmesi: Hali hazırda beyin tümörüne karşı geliştirilen yerli aşı çalışmamız devam ediyor, neticelarını yakında göreceğiz.

‘YÜZLERCE YIL YAŞANABİLİR’

- hayatı uzatmak... 120 oldu da ötesi olası mü?

Gözlem hayvanlarıyla çalışmalar hayatın uzatılabileceğiyle ilgili sorunsuz yeterince veri veriyor. “Vampir rehabilitasyonu” diye bir şey var. Genç farelerin kanını yaşlılara, yaşlılarınkini gençlere veriyorlar. Yaşlılar gençleşirken genç yaşlanıyor. Nedeni, kök hücrelerin salgıladığı ufak paketçikler. Aslında yaşlılık öğrenilen bir süreç. En yaşlı hücre en genç hücreye yaşlanması gerektiğine dair sinyal yolluyor. Dolayısıyla yaşlı hücreleri yok ederseniz daha genç kalırsınız. Kemoterapiden sonrasında saçlar daha gür çıkar. Dozunda verilen kemoterapiden sonrasında aslen insanlar gençleşir. Zira kemoterapi en yaşlı ve hasarlı hücreleri öldürür. Dolayısıyla yaşlılık sinyalini verecek hücre sayısı azalır. Hollywood’da daha ilmi ispat etme etmese da genç insanoğluın kanıyla farklık yapılıyor. Buna doğru gidiyor ve olacak da. Ancak sonsuzluk yok bunun içinde.

- Bir öngörünüz var mı? En fazlaca 150 olur filan gibi?

Daha uzun olacağı net. Din kitaplarında yüzyıllarca yaşayan nesillerden söz edilir. Bunun gerçek dışı olmadığını düşünüyorum. Bilim şu an 120 aşılamaz diyor. Fakat 10 sene önce beyin hücresi de yenilenemez diyorduk. Bugünse nöronun yenilenebileceğini biliyoruz. Dolayısıyla 120 yaş, çok daha öteye aşılacak. 

‘DÜŞÜNCENİN ÖNÜNE İNANÇ GEÇMEMELİ’

- Türkiye’nin bilimde potansiyeli; artısı-eksisi ne?

Akılalmaz yetişmiş bir bilim kafası var. Ve fiyatı çok ucuz. Problemi, bilim ne yazık ki hâlâ devletin tekelinde. Bilime yatırım alana getirecek büyüklü küçüklü şirketlere gereksinim var.

- o kadar özel sektör var bu işin içinde aslen.

Ülkemizin özel sektörü de problemli. Ar-Ge’ye uyarınca yatırım yapmıyorlar. İkincisi, Türkiye’nin zenginlikleri hep al-sattan. Üreterek varlıklı olan çok az. Üretmeyi düşünmüyorsan Ar-Ge’ye ihtiyacın yok mananına gelir. Ar-Ge’ye ihtiyacın yoksa bilim insanlarına gerek kalmamıştır.

- Bugünkü siyasi iklim ve eğitim sistemi, bilimin gelişmesi için ne vaat ediyor size?

İnançların, düşünmenin önüne geçtiği bir sistemde bir şey yapamazsınız. Bu şekilde irfanı, fikri hür insanoğlu yaratamazsınız. Yaratamadığınız sürece sadece izlersiniz. Yarın biri büyülü bir değnekle Türkiye’deki insanları dünyanın her noktasına hükümran kıldı diyelim. Her şey bizim. Ama bu her şeyi kaybetmemiz sadece 15 gün devam eder. Aslabir şey bilmiyorsunuz çünkü. Yarın veri sizi esiri yapar. Kuran’da her üç yerde bir “Düşün” diyor. Düşünmek, sormak demek. Özbekistan’a gittim, yüceğ Bey’in sözünü bir medrese girişinde görüp çok etkilendim. “Bilim kadın-erkek her Müslüman’ın görevidir, bu görev aynı zamanda haktır” diyor.

kansere kök hücre katil hücre sağlık haberleri
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Uygun Kalp Bekleyen Hastaya Kalp Nakli Yapıldı
Uygun Kalp Bekleyen Hastaya Kalp Nakli Yapıldı
En Değerli Marka Havayolu Şirketinden Çıktı
En Değerli Marka Havayolu Şirketinden Çıktı