Başbakan Yıldırım; Küresel kriz Türkiye'yi teğet geçti

Başbakan Binali Yıldırım İstanbul'daki ILO toplanstısının açılışında konuştu

Başbakan Yıldırım; Küresel kriz Türkiye'yi teğet geçti
Başbakan Yıldırım; Küresel kriz Türkiye'yi teğet geçti Seyfullah
Bu içerik 695 kez okundu.

Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından öne çıkan ayrıntılar şöyle:

Son izah eden beynelmilel raporlara göre, dünya genelinde beşeri yardım açısından gayrisafi ulusal hasıla itibariyle ayırdığı payda Türkiye, Amerika'dan sonra ikinci sırada bulunuyor.

2008'de başlayan global ekonomik krizin tesirleri tam manasıyla geçmiş değil. Küresel büyüme son 1-2 sene içerisinde az da olsa artış eğilimine girmiş olmakla birlikte, yeni yeni küresel meseleler kapımızı çalıyor.

Böylesine derin bir kriz yaşadı ki dünya ne yazık ki bir hayli ülkeler iflasın eşiğine geldi. Türkiye çevreninde var olan iç savaş, karışıklık ve kargaşaya karşın bir darbe olayı ile karşı karşıya kalmasına karşın bütün bu güçlüklerin üstesinden gelmeyi muvaffak olmuş ve krizden itibaren büyümesinde hiçbir gerileme olmadan sürdürülebilir büyümeyi yakalamıştır.

 

GLOBAL KRİZ TÜRKİYE'Yİ TEĞET GEÇTİ

2017 ilk yarısında yüzde 5 üzerinde büyüme sağladı. Bu Çin ve Hindistan'dan sonra en büyük büyümedir. Avrupa Birliği ülkelerinin toplam vasati büyümesinin iki katından fazladır. Küresel kriz Türkiye'yi teğet geçti. İnsan ve toplum merkezli yaklaşımlarımız, yurttaşlarımızın ve çalışma hayatının tüm kesimleriyle ortak diyaloğumuz ciddi manada katkı sağlamıştır.

İş piyasalarını da negatif etkiledi. İstihdamı da olumsuz etkiledi. Bunun yanı sıra ekonomik hayatta da ciddi çalkantılar oluşturdu.

Türkiye hem coğrafi olarak hem de uygarlık ve kültür birikimi olarak Avrupa ile Asya arasında bir köprü görevi görmektedir. Bu öylesine bir görev ki medeniyetlerin çatışmasını önlediği gibi buluşmasına da fırsat sağlıyor. Doğu ile Batı arasındaki ara ara değişen ekonomik geçirgenliği de köprü göreviyle sağlamış oluyor.

 

70'li yılların başında havacılığın merkezi Amerikan kıtasıydı, 80'li senelerde Avrupa'nın batısı oldu, 90'lı senelerde Avrupa'nın merkezi oldu ve şimdi havacılık bizim coğrafyamızda oldu. Ve bu nedenledir ki Türkiye bugün dünyanın en büyük havalimanını yapıyor.

Böyle bir ülkedesiniz ki 3 saat uçuşla 56 ülkeye erişebiliyorsunuz. 30 trilyon dolarlık bir ekonomik senelik varlığın döndüğü bir ülkede bu toplantıyı gerçekleştiriyorsunuz.

ÜLKELERİN KADERLERİ BİRBİRİNE BAĞLI

Bütün ülkelerin kaderi şöyle böyle birbirine bağlı. Meselelerin çözümüne beraber kafa yormak gerekli. Belirli önyargılar ile kapıları kapamak, bir ülkeyi tasnif dışı yapmak yerel sulha da global kardeşliğe de hiçbir katkı sağlamaz. Bu vesile ile bir iki tümce geçen sene Türkiye'nin yaşadığı o vahim darbe olayını ve sonrasındaki gelişmeleri kısaca anlatmak istiyorum.15 Temmuz türkiye'de demokrasi ve özgürlüğe yapılmış en alçak saldırıdır.

Asker içinde, bürokraside, ticarette geliştirdiği sakat ruhlar, sakat kafalarla aklını kiraya vermiş insanlar ile devletin tankını, uçağını, topunu, tüfeğini çaalrak milletin üzerine doğrultması suretiyle seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmak ülkede bir darbe teşebbüsü getirmek için başlattığı kalkışma, Türk milletinin asil duruşu ile beraber başarısız hale gelmiştir.

 

Türkiye bir hukuk devleti, hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak. Bu tasfiye işinde haksızlığa uğramış olanlar olabilir. Dedik ki "İtirazlar gelsin, incelenecek. İhtiyaç duyulan cevap verir verilecek ve haksızlığa uğrayanlar varsa işlerine dönebilecekler.

Gerek Irak'ta, Kudüs'te, Suriye'deki istikrarsızlığın birinci derecede faturasını biz ödüyoruz. Sığınmacı geçişlerini günlük 3.000 500'lerdekini sıfıra indirdik. Hala sitem dolu sözler yapılması, terör örgütüne kucak açılması bizleri üzüyor.

Birleşmiş Milletler, AB gibi İLO'nun da bir kuruluş olarak görevleri var. İşbirliğini asal alan yaklaşımla geleceği yapma ihtiyacımız var. Bu toplantının ana temasını oluşturan bölgedeki istihdamın geleceği bir taraftan da globalleşmeyi dile getiriyor. İnsanlar gelecekten kaygı duyuyor. Bir takım meslekler ortadan kalkıyor, robotlarla iş yapma, alınteri yerini akıl terine bırakıyor. Bu değişimlere karşı hem ülkenin dinamik önlemler alması lazım. İşyerini de devamını esas alarak değişimi dönüşümü gerçekleşmesi lazım.

Şimdi, işyeri işin devamı, patronun ne kadar sorumluluğundaysa çalışanların çalışanları temsil eden sendikaların da o kadar sorumluluğunda. İşyeri devam edemezse bu sefer ne işçi kalır ne işçi haklarından söz edebilirsiniz. Değişim kaçınılmaz bir gerçek olmakla beraber, her vakit da kaygıyla karşılanır. değişime her zaman direnç olmuştur. Bugün de haklı olarak insanlarımız bu kaygıyı duymakta ve bizden deşarj olucu etkin çözüm yollarını beklemektedir.

 

DAHA FAZLA İŞ ALANI BULMAMIZ LAZIM

Bölgemiz ve ülkelerimizin huzuru ve istikrarı için yapmamız şart olan şey yurttaşımızın sesine kulak vermek ve birlikte çalışmak. tüm değişim unsurlarını esas alarak, iyi bir iş imaknı oluşturmak tüm hükümetlerin görevi olmalıdır.

Ortalama yaş oranı Türkiye'de 30. İş gücüne ve istihdama katılışta yüzde 45'lerden yüzde 55'lere yükseldi. Her yıl işgücüne katılım bulduğumuz iş sayısından fazla. Her yıl Türkiye 1 milyon yurttaşına iş buluyor. Yeni fabrikalar açılıyor fakat istihdama katılım 1 milyon 300 bin. Daha fazla iş alanı oluşturmamız lazım.

Türkiye uzunca bir yıldan sonra istikrar dışında ekonomik büyümenin adaletli paylaşımını destekleyerek muvaffak olmuştur. Kalkınmanın en ehemmiyetli unsuru, yurttaşlarınızın mutluluğu refahıdır. İnsanlarımızı mutlu etmek, hayat kalitesini artırmak haline gelmesini hissettirmek istiyoruz. Sosyal adaleti gelir dağılımını iş güvenliği ve iş teminatını ve örgütlenmeyi son derece önem veriyoruz. Sendikalaşmaktan korkmayalım. Olaylara bakış iştirak etsin. Tam tersleşmekle değil, sendikacılık ideolojik ayrışma mananına gelmemeli.

Demokrasinin olmazsa olmaz koşulu, bugün tüm kesimlerin kendini özgürce dile getirmesine olanak tanınmasıdır. İktidarımızda attığımız adımlarla ekonomide olduğu gibi özgürlüklerde ciddi yollar katettik. Türkiye ekonomisi 3 kat büyüdü, küşü başı ulusal gelir 3 kat büyüdü. Yeni Orta Vadeli Programda Türkiye 2020'de orta gelir grubundan yüksek gelir grubu ülkeler arasına geçmiş olacak. Yatırım, istihdam ve imalata öncelik veren hesefler çerçevesinde yine gözden geçiriyoruz.

Türkiye'nin genç nüfusu uzun yıllar hem bizim ülkemiz hem de civarımızdaki ülkeler için ehemmiyetli bir fırsat olacaktır. eğitimde fırsat eşitliği ile ilgili ciddi bir emsafe aldık. 2019 seneninden itibaren Türkiye tekli eğitim sistemine geçme vaziyetine geldi.

Eğitim istihdam irtibatı hükümetimizin ehemmiyet verdiği konular başında geliyor.Meslek mananında nitelikli insan yetiştirmeyi sağlayacak, mesleksel eğitimin kalitesini de artıracak tertip etmeleri yaptık. ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ'lerde meslek lisesi açılması, çıraklar yetiştirilmesi gibi bir hayli önlemi hayata geçirdik. Toplumun talepleri doğrultusunda daimi yeniliyoruz. Genç işsizliğin önüne geçmek için yeni hedefimizin milli genç istihdam taktiği.

binali yıldırım beynelminel haber son dakika
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Uygun Kalp Bekleyen Hastaya Kalp Nakli Yapıldı
Uygun Kalp Bekleyen Hastaya Kalp Nakli Yapıldı
En Değerli Marka Havayolu Şirketinden Çıktı
En Değerli Marka Havayolu Şirketinden Çıktı